Oğuzhan

Oğuzhan
@ogitopya
2 okur puanı
Ekim 2024 tarihinde katıldı
Bütün hayatım boyunca, yalnız tanıdığım insalara değil, henüz yüzünü görmediğim insanlara da bende ulaşılmaya değer şeyler barındığını hissettirmeye çalıştım. Böylece de ömrüm geçip gidecek anlaşılan.
Oğuzhan
Bu elbette bir bekleyişin uzantısıdır. Böyle bir bekleyiş içinde olmaktan rahatsız değilim. Benim savunduğum şey; beklentisiz bekleyiştir. Yani mutlaka elime bir kazanç geçecek diye hesap yapmadan beklemek.
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
Bir başkasını sevmek kolaydır ama kendinizi, yani olduğunuz kişiyi sevmek, kızgın bir demiri kucaklamak gibidir: İçinizi yakar ve bu son derece ıstırap vericidir. Bu yüzden, ilk başta bir başkasını sevmek, hepimizin umut ettiği bir kaçış yoludur ve bunu başardığımızda hepimiz bundan zevk alırız. Ancak bir süre sonra, bu kaçış bize geri döner. Kendinizden sonsuza kadar uzak kalamazsınız, bir noktada geri dönmek zorunda kalırsınız. Gerçekten sevip sevmediğinizi öğrenmek için bu imtihandan geçmeniz gerekir. İşte asıl soru: Kendinizi sevip sevmediğinizdir, sizin gerçek imtihanınız budur.
Oğuzhan isimli okura yanıt verildi
Oğuzhan
Üçüncü seçeneğimiz neydi peki? Kalbe dönmek! “Kalbime döneceğim, ama hangi yolla? Yedeğimdeki okunaksız şarapla lekelenmiş, solgun harita uyduruk bir şey mi bilmiyorum yoksa sahiden definenin yeri gösteriliyor mu orada? Ama boşver… Nasıl bir ilgi olabilir kalbe dönmekle define bulmak arasında?” Şair burda kalbimizde olan defineyi tecahül-i arif ile soru sorarak gerçekleştiriyor. “Yağmalar belli ki kim bulsa defineyi, umurumda mı ben kalbime döneceğim fokurdayıp pörtlemek için hep fokurdak ve pörtlek kalacağım kalp içinde”
Bir başkasını sevmek kolaydır ama kendinizi, yani olduğunuz kişiyi sevmek, kızgın bir demiri kucaklamak gibidir: İçinizi yakar ve bu son derece ıstırap vericidir. Bu yüzden, ilk başta bir başkasını sevmek, hepimizin umut ettiği bir kaçış yoludur ve bunu başardığımızda hepimiz bundan zevk alırız. Ancak bir süre sonra, bu kaçış bize geri döner. Kendinizden sonsuza kadar uzak kalamazsınız, bir noktada geri dönmek zorunda kalırsınız. Gerçekten sevip sevmediğinizi öğrenmek için bu imtihandan geçmeniz gerekir. İşte asıl soru: Kendinizi sevip sevmediğinizdir, sizin gerçek imtihanınız budur.
Oğuzhan isimli okura yanıt verildi
Oğuzhan
Eve dönmeyi reddeder çünkü orada zihnini kurcalayan intihar düşüncesi vardır. “Eve dönmek kendime sarkıntılık etmekten başka nedir? orada, arada bir beni yoklar intihara ayırdığım zamanlar bunlar temiz, kül bırakan zamanlardır düzgün sabuklamalardan bana kalan..” Şarkıya dönmek ise onun için mantıklı değildir çünkü kendisini yahudilikle özdeşleştirdikten sonra şarkı, insanlara Holokost’u tekrar hatırlatacak. Yani bir nevi toplumun ortak hafızasında oluşan acıyı bir şarkıyla özdeşleştiriyor ve o şarkıya dönmenin de acıları tekrar hatırlamaktan başka bir işe yaramayacağını söylüyor.
Bir başkasını sevmek kolaydır ama kendinizi, yani olduğunuz kişiyi sevmek, kızgın bir demiri kucaklamak gibidir: İçinizi yakar ve bu son derece ıstırap vericidir. Bu yüzden, ilk başta bir başkasını sevmek, hepimizin umut ettiği bir kaçış yoludur ve bunu başardığımızda hepimiz bundan zevk alırız. Ancak bir süre sonra, bu kaçış bize geri döner. Kendinizden sonsuza kadar uzak kalamazsınız, bir noktada geri dönmek zorunda kalırsınız. Gerçekten sevip sevmediğinizi öğrenmek için bu imtihandan geçmeniz gerekir. İşte asıl soru: Kendinizi sevip sevmediğinizdir, sizin gerçek imtihanınız budur.
Oğuzhan isimli okura yanıt verildi
Oğuzhan
Şiirin devamında ise şair artık farklı bir şeye karar vermiştir. Onca uğraş ve terk ediş fikri, yerini bir başka şeye bırakmıştır. İnsanın kendi kalbine olan yolculuğuna. “Herkesin bahanesi var, senin yok günahlı bir gölgenin serinliğinde biraz bekleyebilirsin, daha sonra burada kalamazsın, başa dönemezsin ama dön Eve dön! Şarkıya dön! Kalbine dön!” Dönebileceği üç seçenek vardır. Ev, Şarkı ve Kalp.
Bir başkasını sevmek kolaydır ama kendinizi, yani olduğunuz kişiyi sevmek, kızgın bir demiri kucaklamak gibidir: İçinizi yakar ve bu son derece ıstırap vericidir. Bu yüzden, ilk başta bir başkasını sevmek, hepimizin umut ettiği bir kaçış yoludur ve bunu başardığımızda hepimiz bundan zevk alırız. Ancak bir süre sonra, bu kaçış bize geri döner. Kendinizden sonsuza kadar uzak kalamazsınız, bir noktada geri dönmek zorunda kalırsınız. Gerçekten sevip sevmediğinizi öğrenmek için bu imtihandan geçmeniz gerekir. İşte asıl soru: Kendinizi sevip sevmediğinizdir, sizin gerçek imtihanınız budur.
Oğuzhan isimli okura yanıt verildi
Oğuzhan
“uyanmanın bedeli serapları fedadır uykuyu tadayım dersen kâbusa dalmak pahasına.” Şu kısım da çok etkili çünkü bulunduğunuz konumda bir uykudasınız ve burayı terk etmek için seraplarınızı feda etmeniz gerekiyor. Bilirsiniz serap çok tatlıdır ama gerçek değildir. Eğer bulunduğunuz yeri terk etme cesareti göstermezseniz ve uykuyu tatmaya devam ederseniz artık kabusları kabullenmelisiniz.