Zülal

Zülal
@ogretmen_okurr
Yeğenleri ilk sözcüklerini hecelediklerinde ya da yürümeye çalışırken sağa sol yalpaladıklarında, kendi ebeveynlerinin geçirdiği sıkıntıyı daha iyi idrak etti. Böyle süt bebeği aşamasında kalmak ne kadar acı verici olmalı diye düşündü, sanki zaman kendini inkâr ediyormuş gibi, kardeşinin gelişimi alaycı bir yara gibi devam ediyordu.
Sayfa 113·Kitabı okudu
Reklam
Ben kendimi çocuğum için çaba göstermeye hazır hissediyordum, tıpkı bizimkilerin yaptığı gibi. O noktadan sonra başarmışım ya da başarmamışım, pek de önemi yok.
Sayfa 110·Kitabı okudu
Sevdiğinin başına kötü bir şey gelmesinden korkmadan sevebiliyor insan, yitirmekten korkmadan verebiliyor, yumruklar sıkılı yaşamamak gerek, tehlikeyi bekleyerek, işte bu aşkın bana öürettiği ve ağabeyimizin öğrenemediği. Vazgeçmiş olan ağabeyimizin.
Sayfa 104·Kitabı okudu
Yeniden doğmak için önce öldüğünü sanmak gerekir diye düşündü.
Sayfa 94·Kitabı okudu
Eğer bir çocuk hastaysa, bir gözün daima diğer çocukların üzerinde olması gerekir. Zira sağlıklı olanlar patırtı çıkarmaz, onlara sunulan hayatın eksik köşelerine uyum sağlarlar, hiçbir şeyden şikayet etmeden sıkıntıların, güçlüklerin şeklini benimserler. Dalgalardan nefret ederek deniz fenerinin bekçisi olurlar ama yazık, reddetmek uygunsuz düşer. Bu görev hissi onlara rehberlik eder. Orada duracaklar, simsiyah gecenin içinde gözcü olacaklar, üşümemek için de, korkmamak için de uğraşacaklar. Oysa üşümemek de korkmamak da normal değil. Onlara göz kulak olmak gerekir.
Sayfa 68·Kitabı okudu
Reklam