Mutluluklarının doruk noktası, gönüllerinin çektiği ile evlenmekti; görenek ve geleneklerle çemberlenmiş bir ev düzeni içinde çoluk çocuğa karışıp kendi yaşayış düzenlerini ve anlayışlarını, onlara
da en sağlam biçimde öğretebilmek idi.Bu da doktora yal-
nız kendilerinin değil, Türkiye kaderinin de dramı, kilitlenişi gibi gelirdi.
Ve, zamanlarını har vurup harman savuruşundaki kepazeliği umursamamak ona göre değildi; çünkü doktor temizlik, dürüstlük ve arınma çabası isteyen aşkı tadmıştı bir kere.
“Bu pişmanlığı iyi tanırdı o:Uykusuz geçen bütün gecelerinin ,daha doğrusu çöp sepetine atılan zamanların başına kakılışıydı bu el ayak kesen pişmanlık.”