• "Sana akıllıca bir öğüt vereyim: Bu kadın her kimse, sana hiç iyi gelmiyor."
  • Dünyada iki türlü insan vardır: çarpan, çarpılan. Çarpılanlardan olmak istemiyorsan, başkalarını çarpmaya bak.
  • Her şey ben yaşarken oldu, bunu bilsin insanlar
    ben yaşarken koptu tufan 
    ben yaşarken yeni baştan yaratıldı kainat
    her şeyi gördüm içim rahat
    gök yarıldı, çamura can verildi
    linç edilmem için artık bütün deliller elde
    kazandım nefretini fahişelerin
    lanet ediyor bana bakireler de.
    Sözlerim var köprüleri geçirmez
    kimseyi ateşten korumaz kelimelerim
    kılıçsızım, saygım kalmadı buğday saplarına
    uçtum ama uçuşum
    radarlarla izlendi
    gayret ettim ve sövdüm 
    bu da geçti polis kayıtlarına.

    Haytanın biriyim ben, bunu bilsin insanlar
    ruhumun peşindedir zaptiyeler ve maliye
    kara ruhlu der bana görevini aksatmayan kim varsa
    laboratuvarda çalışanlara sorarsanız
    ruhum sahte
    evi Nepal'de kalmış
    Slovakyalı salyangozdur ruhum
    sınıfları doğrudan geçip
    gerçekleri gören gençlerin gözünde.

    Acaba kim bilen doğrusunu? Hatta ben
    kıyı bucak kaçıran ben ruhumu
    sanki ne anlıyorum?
    Ola ki
    şeytana satacak kadar bile bende ondan yok.
    Telaş içinde kendime bir devlet sırrı beğeniyorum 
    çünkü bu, ruhum olmasa da saklanacak bir şeydir
    devlet sırrıyla birlikte insanın
    sinematografik bir hayatı olabilir
    o kibar çevrelerden gizli batakhanelere
    yolculuklar, lokantalar, kır gezmeleri
    ve sonunda estetik bir 
    idam belki!
    Evet, evet ruhu olmak
    bütün bunları sağlayamaz insana.
    Doğruysa bu yargı 
    bu sonuç
    bu çıkarsama
    neden peki her şeyi bulandırıyor 
    ertelenen bir konferans
    geç kalkan bir otobüs?
    Milli şefin treni niçin beyaz?
    Ruslar neden yürüyorlar Berlin'e?
    Ne saçma! Ne budalaca!
    Dört İncil'den Yuhanna'yı
    tercih edişim niye?
    Ben oysa
    herkes gibi
    herkesin ortasında
    burada, bu istasyonda, bu siyah
    paltolu casusun eşliğinde
    en okunaklı çehremle bekliyorum
    oyundan çıkmıyorum
    korkuyorum sıram geçer
    biletim yanar diye
    önümde bir yığın açalya
    bir sürü çarkıfelek
    gergin çenekli cesetleriyle
    önümde binlerce çiçek
    korkuyorum sıra sende
    sen de başla ve bitir diyecek.
    Yo, hayır
    yapamaz bunu, yapmasın bana dünya
    söyleyin 
    aynada iskeletini
    görmeye kadar varan kaç
    kaç kişi var şunun şurasında?

    Gelin
    bir pazarlık yapalım sizinle ey insanlar!
    Bana kötü
    bana terkettiğiniz düşünceleri verin
    o vazgeçtiğiniz günler, eski yanlışlarınız
    ah, ne aptalmışım dediğiniz zamanlar
    onları verin, yakınmalarınızı
    artık gülmeye değer bulmadığınız şakalar
    ben aştım onları dediğiniz ne varsa
    bunda üzülecek ne var dediğiniz neyse onlar
    boşa çıkmış çabalar, bozuk niyetleriniz
    içinizde kırık dökük, yoksul, yabansı
    verin bana 
    verin taammüden işlediğiniz suçları da.
    Bedelinde biliyorum size çek 
    yazmam yakışık almaz
    bunca kaybolmuş talan
    parayla ölçülür mü ya?

    Bakın ben, bir çok tuhaf
    marifetimin yanısıra
    ilginç ödeme yolları bulabilen biriyim
    üstüme yoktur ödeme hususunda
    sözün gelişi
    üyesi olduğunuz dernek toplantısında
    bir söyleve ne dersiniz?
    Bir söylev: Büyük İnsanlık İdeali hakkında!
    Yahut adınıza bir çekiliş düzenleyebilirim
    kazanana vertigolar, nostaljiler
    karasevdalar çıkar.
    Yapılsın adil pazarlık 
    yapılsın yapılacaksa
    işte koydum işlemeyi düşündüğüm suçları
    sizin geçmiş hatalarınız karşısına.
    Ne yapsam
    döl saçan her rüzgarın
    vebası bende kalacak
    varsın bende biriksin
    durgun suyun sayhası
    yumuşatmayı bilen ateş
    öğüt sahibi toprak
    nasıl olsa geri verecek
    benim kılıcımı.

    (1984)
  • Kitap düşündüğümün aksine akıcı,anlaşılır bir dille yazılmış ve bence her yaşa hitap edebilir. Aslında bildiğimiz şeylerden farklı bir içerik yok kitapta... azla yetinmeyi bilmek, iyi olmak, sevgi, kin beslememek vs genelde böyle şeylerden bahsediyor. Öğüt niteliğinde ve dini yönü ağır bir kitap.
    Kitap altı küçük hikayeden oluşmaktadır. Bu hikayelerden dersler çıkarabiliriz, hayatımıza yön verme anlamında içerikleri çok güzel ama yukarda da bahsettiğim gibi hiç biri bilmediğimiz şeyler değil aslında. Hatta kitaba ismini hikayelerden ilki vermiştir.Benim en çok beğendiğim hikayeler İnsan Ne İle Yaşar ve İnsana Çok Toprak Gerekir mi? oldu açıkçası.
    İyiki okumuşum diyorum. Kesinlikle vakit ayırıp okunabilir ama bi kaç yıl geçtikten sonra kitap bende bir iz bırakır mı? Çok sanmıyorum açıkçası.
    Okumayı düşünenler varsa şimdiden keyifli okumalar dilerim 🤗
  • "Toy çağımda bir öğüt vermişti babam, hala küpedir kulağıma. 'Ne zaman' demişti, 'birini tenkide davranacak olsan, hatırdan çıkarma, herkes senin imkanlarında gelmemiştir dünyaya!''"
  • Öğüt veren, destek olan, teselli eden arkadaş, ötekinin derdine merhamet duyabilir, ama acısını hissedemez ve dostuna ne kadar iyi davranırsa, o kadar yalan söyler. Dostu ise, yardım etmesi için gerekli itirafları yapar, ama belki tam da bu nedenle, yardım etsin diye, birçok şeyi de ondan gizler. Sonuçta iki dosttan mutlu olanı, zahmete katlanan, bir yolculuğa çıkan, bir görevi yerine getiren, ama içinde acı taşımayandır.
  • Hakikaten şu insanlar pek müz' iç mahluklardı. Kendi akıllarının üstünlüğüne inanarak başkasına öğüt vermekten vazgeçmiyorlar, fakat kendi gülünçlüklerini, zavallılıklarını da bir türlü idrak edemiyorlardı.