Tek başına savaşmak ne ağır bir yük: İlerlemeyen bir uğraşı zorla sürüklemek, sürekli bir şeyleri onarma ümidiyle yaşamak, bitkin düştüğünde yaslanacak bir dayanak bulamayıp, daha soluklanmaya fırsat bulamadan yeniden mücadeleye koyulmak..
İnsan bazen öyle bir çaresizliğe düşer ki; ne sırtındaki ağır yükü omuzlayıp yola devam edebilir ne de kalbinin acısıyla bu tanıdık diyardan ebediyen kopup gidebilir. İşte o anlarda, ruhunun tüm hevesini yitirmişliğin koca boşluğunda, kırık bir sessizlikle öylece oturup kalmaktan başka bir şey gelmez elinden.