Okan Savcı - Yokluğumla İyi Geçinmeye Bak
“Görmüyor musun?
Bocalıyor insan,
Aranıyor hep,
Yer değiştiriyor,
Yükünü atmak ister gibi...”

Acemi Bir Hırsızım Ben
Dün gece ağzımda bir ıslık,
Elimde ıslanmış bir sigara
Evinin önüne geldim.
Pusluydu hava,
Başımı yukarı kaldırıp dikkatli bakınca anladım
Perdeler kapalıydı...
Ama yine açık unutmuşsun
Gece lambasını.
Bir an öylece durdum...
Sonra,
Kanıma girdi serserilik.
Merdivenleri bir bir çıktım.
Cebimden yedek anahtarı çıkarıp
Açtım kapıyı.
Dalgınlığına gelmiş olmalı
Kilitlemeden yatmışsın.
(Eve de ayakkabıyla girdim,
affet beni....)
Saat gecenin üçüydü galiba,
Yalan olmasın...
Uyuyordun,
Odana sessiz adımlarla yaklaşırken,
Belki o an
Görmekte olduğun rüya takıldı aklıma.
Duraksadım....
Gözlerim alışınca karanlığa,
İyice belirginleşti suretin.
Yüzün bana dönüktü, öpmek istedim,
Başaramadım...
Saati yediye kurmuştun,
Onu bir saat geri aldım.
Sonra, önünde sana ilk kez sarıldığım
Aynaya çarptı gözüm.
Üzerine kırmızı rujunla,
“Melekler uyumaz” diye ben yazdım!
Vakit ilerliyordu,
Apar topar bir kahvaltı hazırladım sana
Portakal falan sıktım,
Seversin sen.
Bu iyiliğimi de unutma.
Geçince alkolün etkisi,
Baş ağrısı tuttu yine.
Uykumda gelmişti epey
Gittim evden,
Bıraktım seni rüyalarınla başbaşa.
Bilmiyorum
Bu yangın ne zaman son bulur.
Belki gün gelir,
Yine kollarımda uyursun.
Benimki de iş mi be!
Gecenin bir yarısı hırsız gibi eve gir
Sonra öpemeden çık git!
Neyse, alacağım olsun.
Gördüğün gibi,acemi bir hırsızım ben
Çalamadım işte yanağından...
Bunları boşver,
Senden isteğim
Kendine dikkat et
Aç karnına evden çıkma,
Havalar soğudu iyice, sıkı giyin.
Geceleri yatarken,
Kapıyı kilitlemeyi unutma...

Okan SAVCI

Beni güzel hatırla
Bunlar son satırlar...
Farzet ki bir rüzgardım
Esip geçtim hayatından
Ya da bir yağmur
Sel oldum sokağında
Sonra toprak çekti suyu...
Kaybolup gittim
Belki de bir rüyaydım senin için
Uyandın ve ben bittim....

Beni güzel hatırla
Çünkü sevdim seni ben
Her şeyini....
Sana sırdaş oldum
Dost oldum koynumda ağladın
Yüzüne vurmadım hiçbir eksikliğini
Beni üzdün kınamadım
Alışıktım vefasızlığa
El oldun aldırmadım...

Beni güzel hatırla
Sayfalarca mektup bıraktım sana...
Şiirler yazdım her gece
Çoğunu okutmadım
Sakladım günahını sevabını içimde
sessizce gittim...
Senden öncekiler gibi sen de
Anlamadın.....

Beni güzel hatırla
Sana unutulmaz geceler bıraktım
Sana en yorgun sabahlar...
Gülüşümü....
Gözlerimi...
Sonra sesimi bıraktım
En güzel şiirleri okudum gözlerine baka baka....
Söylenmemiş merhabalar sakladım her köşeye
Vedalar bıraktım duraklarda...
Ne ararsan bir sevdanın içinde
Fazlasıyla bıraktım ardımda....

Beni güzel hatırla
Dizlerimde uyuduğunu düşün
Saçını okşadığımı
Üşüyen ellerini ısıttığımı
Mutlu olduğun anları getir gözünün önüne
Alnından öptüğüm dakikaları......
Birazdan kapını çalan kişi olabileceğimi düşün
Şaşırtmayı severim biliyorsun?
Bu da sana son sürprizim olsun
Şimdi seninle yaşanan günleri ateşe veriyorum
Beni güzel hatırla
Gidiyorum.....

Okan Savcı

"Belki de
Hiç tanışmadık seninle
Yağmurlarda şöyle güzelce ıslanamadık
Kaç gemi batırdık gönül lımanında kim bilir?
Belki de hiç karşılaşmadık...

Hiç ağlamadık seninle
Gözyaşlarımızı sildiğimiz mendilleri yıllarca saklamadık
Adam akıllı hiçbir anımız da yok
Belki de boşa yaşadık...

Sen varken ben yoktum
Ben varken de sen...
Birbirimize hep geç kaldık
Birileri saatleri hep ayrılığa kurdu
Neden? "
.....................
Okan Savcı/Belki de

Ait olduğum yerde değilim....
Ya adresi yanlış verdi düşler?
Ya vardığım yerde bir sorun var?
Oysa düşler yanılmaz sevdiğim....
Demek ki;
Sen’de bir ben’sizlik var?

Suç; düşlerde değil.
Adres doğru.
Düşler dürüst.
Dedim ya? Vardığım yerde yoktum.
Ben senin uzağındayken,
Sende öksüz kalmış yokluğum.....

Birikmediği yüreği,
Yurt edinemez kimse.
Gidişim bundandır......
Dur deme! kal deme!
Senin bu sözlerin; en az,
Gidişlerim kadar yalandır......Okan Savcı

Okan Savcı
...Artık,
Farklı sabahlara günaydın diyoruz
Şimdilerde ezan sesi hatırlatıyor,
Yitirdiğim umudu...
Sen de zaman ilerlemiştir,
Kim bilir?
Güneş doğmuştur pencerende
Bendeyse hep bağbozumu....

Okan Savcı
Yüzünde
İntihara gebe kalmış son bakışım
Asılırken kirpiğinde bir hiçlik gibi..
Gözlerimi kapamadım!

İsterdim oysa
Gözüm gibi
Düşlerimi de yumup
Kalmak içinde..
Öylece bir gece ölüp
Sonra
Apar topar doğmak
Yastığın kenarına ilişen gülüşünde..

Olmadı..
İzlemek düştü payıma
Senin dahi fark etmediğin
Ömrümde kimsesiz kaldığım tek anımı

Okan Savcı
Beni güzel hatırla
Dizlerimde uyuduğunu düşün
Saçını okşadığımı
Üşüyen ellerini ısıttığımı
Mutlu olduğun anları getir gözünün önüne
Alnından öptüğüm dakikaları......
Birazdan kapını çalan kişi olabileceğimi düşün
Şaşırtmayı severim biliyorsun?
Bu da sana son sürprizim olsun
Şimdi seninle yaşan günleri ateşe veriyorum
Beni güzel hatırla
Gidiyorum.....

Varlığının canı cehenneme
Bana Seni Yazdıran Yarım Kalmışlığındır..

Bu gece yokluğunun dökümünü yapıyorum. Aylar önce sensizliğe yazdığım şiiri okudum, bir de dün gece yazdığımı... Hiç fark yok... Neden azalmıyorsun bende? Neden gidişin dün gibi? Neden sana yazdığım her yazı, hep aynı yerde tıkanıyor? Ben bugüne kadar kimseyi yokluğunda bu kadar önemsemedim... Kimseyi yokluğunda bu kadar özlemedim... ve şuna emin ol; hiç kimse, yok’ken bu kadar sevilmedi... Benim karşıma “aşk” diye bu sonucu çıkaran, yarım kalmış’lıktan başka bir şey değil, bunun farkındayım....

Ama iyi ama kötü, bitmeli her hikaye! Sen bitmedin..... Bitmeyensin... Ayrılığın adını koyamadık sevgilim. İşte bu yüzden kopamadık birbirimizden bir türlü...... Ben yarım kalan ve adı konmayan hiç birşeyi unutmam... unutamam..... içimde sızısı kalır. Ya herşey yaşanacağı yere kadar yaşanıp sona ermeli ya da ayrılık sözkonusu olduğunda bir daha kimsenin çıtı çıkmamalı! Biz bunu başaramadık, ayrılamadık! Sen yaşanıp da bitseydin eğer hatrıma gelmezdin. Seni bu kadar yazılası yapan, yarım kalmışlığındır.....

O gecenin sabahında, ayrılığın aklına nerden geldiğini biliyorum... Anlamıştın
benim soyut’ a tutkun olduğumu... O yüzden gittin kim bilir... Sevilmek için, güzel hatırlanmak için, kayıplara karışmayı tercih ettin... haklıydın belki de... Olağan hiç birşeyi sevemedim ben hayatım boyunca..... Herkesin, her an yaşadığı hiç birşeyi benimsemedim... Ben yaşadığım hiçbir aşkı hayatın akışına bırakmadım. Bunu
yapanlar her zaman kaybeder... Zaman denilen kavram düşmanıdır aşkın... eğer ortada aşk denen bir şey varsa, ne yapıp edip zamanı durdurmalı. Biz bunu başaramadık.... oysa bu o kadar zor bir şey değildi sevgili... Farklı bir dokunuş,
ağızdan çıkan ve bugüne kadar kullanılmamış bir söz yeterdi zamanı durdurmaya..... Ben, aşktan söz açıldığında zamanı durduramayan kimseyi sevemedim... Ondandır belki de varlığında sevemediğim insanları, yokluğunda düşlemek.... Belki de onandır, yanındaylen yüreğinin gurbetine düştüğüm bir sevgiliyi, sılasında özlemek.....

Yokluğun hiç de adil değil... beni yok ediyor, seni var ediyor sevdiğim..... Evet seviyorum seni varlığına rağmen! Üç mevsim değişti bu şehirde ama ben varlığınla-yokluğunun tezatını çözemedim... seni yaşamak istemiyorum! .... öyle bir sen yarattım ki sen yokken, yaşanıldığı an yitirir anlamını... sen yokken yarattığım sen, yasakladı sana dokunmamı... Sana düşman bir sen var içimde.... seni senle savaştıryorum, olan bana oluyor...

Tam olarak hatırlamıyorum ama uzun zaman önce bir yerden duymuştum bu sözü, “HANİ RUHLARIMIZ ÖPÜŞÜR YA? BAŞKASINDAYKEN AĞZIMIZ...” şu an varlığınla yokluğunun tezatını bu şekilde tanımlıyorum, seni senle savaştırırken mağlup olan yüreğime... Birkaç ay geçtikten sonra, daha anlaşılır bir tanım bulabilirim elbet ama şimdi gerçek olan bu; RUHLARIMIZ ÖPÜŞÜYOR SEVGİLİM...

Gidişin beni yaralamadı, aksine daha bir sevilir hale geldin... Varlığındaki seni, yokluğundaki sen kadar sevemezdim... “Keşke sen yanımda oslaydın, keşke bir şeyler yapıp da seninle zamanı durdursaydık” diye hayıflanmıyorum artık..... Her ne kadar adı konmasa da bir kopuşun, her ne kadar vazgeçmeyi beceremesek de, ayrılık ihtiyaçtandı bu hikayede.... Yazık! son sözü zaman söyleyecek... Yazık! bu sefer hayatın acımasız akışına bıraktık aşkı... Ben senden kalan ayrılığa bile yas tutamıyorum adam gibi! Bunu engelleyen senin varlığın... ben bunca zaman yokluğundaki senle hayatı paylaşsaydım ve böyle bir senle ayrılığı yaşasaydım, hiçbir şiir kolay kolay hayata döndüremezdi beni... işte bu kadar güzeldir senin yokluğun... işte bu kadar ayrılğına üzülmemi engelliyor varlığın.....
VARLIĞININ CANI CEHENNEME, YOKLUĞUNU ALMA BARİ.....

Okan Savcı