yggdrasilka

yggdrasilka
@oktybetl
2 okur puanı
Kasım 2017 tarihinde katıldı
Müslüman ve müstakbel bir psikiyatr olarak muayenemin gereği olmadıkça sosyal hayatımda namahremin elini tutmuyorum, yani tokalaşmıyorum. İçinde bulunduğum camiada, ülkede ve hatta galakside zaman zaman garipsenen bir durum. Bu devirde... Garipseyen ve temkinli bakışların yanında bazen öfke duygusu da yakalıyorum muhatabımda. "İslam adlı azılı suçluyu" kalp ve vicdan hapisanesinden salıvermiş, elini kolunu sallayarak gezmesine, gülmesine, eğlenmesine, özgürce nefes almasına izin vermiş olmak kabahatim. Alternatif ana akım oluşturmaya cüret etmek ve hatırlatmak... Sanırım. Benim omuzlarımın üstüne alıp şerefle gezdirdiğim kız çocuğunu sen toprağa gömmüşsen bu benim meselem değil ki. Yapamıyorum. Bütün değerlerinden soyunmuş bir jelibon olamıyorum. Burnuma kötü kokular geliyor. Onların kendi değerlerine bürünmeleri veya benim onların değerlerine bürünmem yan/yük/yargı olmuyorken, tarafsızlığa halel getirmiyorken benim kendi değerlerimi kuşanmam neden kılıç kuşanmışım gibi karşılanıyor. Bir japonun uzatılan eli reddedip ellerini kavuşturarak eğilmesi güzel bir gelenekken, benim belimin eğilmemesi mi kabahatim, bilmiyorum. Şansımı zorluyorum. Allah'ın güzel selamını kahve gediklilerine, hastalara, yoksullara, garibanlara bırakmıyorum. Mirastan payımın peşine düşüyorum. Gün boyu tebessüm sadakası dağıtıyorum. Hazine sandığı değil unutulan sünnet avına çıkıyorum. Kendi halimde bir derdim vaaaar... Nasıl anlatsam kibar kibaaar... Herkes benim gibi olsun diye bir derdim yok. Ve andolsun, hiçbir kınayıcının kınamasından da bir korkum yok.
yggdrasilka
İlgi görenler sayfasını en üstündeki ileti bu yazı olduğu için yazıyı okudum, kendi süzgecimden geçirdim, beğendim ve geri paylaştım, yorumlama gereği duymadım fakat 133 yoruma ve gelen yanıtlara da göz atınca(hepsini tamamen okudum diyemem) gelen yorumları yorumlamak istedim. Çünkü yazıyı okurken o kadar açık, net ve kesinlikle ayrıştırmayan bir tavır gördüm ki bu kadar eleştirilmesine çok şaşırdım. Beyefendi burada kimseye ders vermeye çalışmıyor sadece kendi düşüncesini ortaya döküyor bunu öğretme ya da dayatma çabası yok. Yazısına müslüman biri olduğunu belirterek başlamış ve inancının gerekliliğinden kaynaklı durumlardan bahsetmiş. Ben bir yazıya "Bir kadın olarak karşı cinsle fiziksel temas kurarken, cinsel dürtülerin açığa çıkma korkusundan ziyade, ruhsal bir yakınlık kuracağıma dair basit bir huzursuzluk yaşıyorum." gibi kendimi ifade etmeye yönelik bir cümleyle başlasaydım, bu cümlede sırf bir inanca atıfta bulunmadım diye, bu kadar tepkiden yorumdan mahrum kalır mıydım merak ediyorum... Beyefendinin yazısını hasta-doktor ilişkisine çekenler olmuş. Zaten yazının başlarında demiş ki: "...sosyal hayatımda namahremin elini tutmuyorum..." Psikolojiyle az çok ilgilenen her insan psikoterapilerde terapistin kendi dini görüşünü, hastasının/danışanının etkilenmemesi için, etik olarak mümkün olduğunca yansıtmayacağını bilir... Değerlerinden soyunamadığına değinmiş. Bir birey olarak tabi ki inanç özgürlüğünü yaşayacak. Bunu mesleğine yansıtmış mı ki ! Yorumların birinde yansıtmadığını görüyoruz... Bence derdinizi kibar kibar anlatmışsınız tebrik ederim. Yorumlayanların çoğu derdini pek anlatamamış gibi geldi bana.