Samir dedesinin hamur teknesini hatırlayıp hatırlamadığını anlamaya çalışıyordu. Dedesi eski emektarını hatırlayamamıştı ama onu yine de çok sevmişti . Samir, bunun kalbin hafızası olduğunu hemen anlamıştı.
Samir anlattıkça dedesinin zihninde bazı görseller oluşuyor ama onları bir araya getiremiyordu. Sisli ve unutulmaya yüz tutmuş bir anının üzerinden ayaklarını sürüyerek geçiyor, varacağı yönü de bir türlü bulamıyordu. Samir, dedesinin bakışlarından içindeki sis bulutlarını görebiliyordu. Samir de hatırlamadığı çocukluk anısının izlerini elindeki fotoğraflardan ve ona anlatılanlardan takip ediyor, bir sis bulutunu dağıtıp gideceği yönü belirliyordu. Aslında dedesi ve Samir birbirlerine benziyorlardı. fakat biri öğrenip yeni bir anı inşa ederken diğeri yavaş yavaş unutuyordu.