Okur1anne

https://linktr.ee/synergykendiyas
🚨KABALACILAR - GAZZE 'DEKİ ZULÜM İLİŞKİSİ 1- Öncelikle Kabalacı ne demektir? onu anlayalım. Bu konunun en başında Şeytanın insanoğluna düşman olması ve savaş açması vardır. Devamında; şeytan, kimi cinleri kullanarak insanları yoldan çıkarmıştır. 2- Cinler, Yahudileri kullanarak kendi peygamberlerine karşı gelmelerini sağladılar. Zaman sonra verilen kitabı değiştirdiler. Yine burada insanları da kullanarak insanları birbirine kırdırıp, insanları birbirine düşman ediyorlar. Yani şeytanlaşmış insanlardan bahsediyoruz. 3- Kabalacılar; bu cinleri örgütleyip insanların üzerine gönderen, klasik bilinen haliyle "yuvarlak masa şövalyeleri" denilenlerdir. Fakat bunları bir kişi, ırk, ülke veya belirli bir düzen olarak düşünmemiz yanlış. 4- Biz, cevheri olan insanları alıp temizlemek, kazanmak, anlatmak istiyoruz. Fakat bu cevheri olan insanları diğer taraf alırsa; onları kullanarak, yani onların bağlantısını kullanarak, cinleri de etkileyip insanların üzerlerine göndererek insanlar üzerinde hüküm kuruyorlar. 5- İnsanların ticaretinden, yaşantısından, bütün aklı fikrine varana kadar bütün her şeyi kontrol ediyorlar. İşin enteresanı şudur: İnsan bunun farkına varmaz Kendi aklıyla, fikriyle yaptığını düşünür. Dışarıdan bir etki olduğunu kesinlikle kabul etmez. Çünkü "kendi aklına geldi" 6- Kendi düşündü. Fakat kendi aklına o formatı atan, kendi aklına o düşünceleri sokan kimdir? Onu bilmiyor. Onun için insanları çok kolay etkilerler. Çok kolay kontrol ederler. Çok kolay savaştırırlar.
Reklam

Okur1anne

, bir kitap okudu
Puan vermedi·151 syf.·
41 günde okudu
·
Okunma: 23 Mart 2024 14:31
·
2024 1. kitabı
James Allen
7.5/10 · 4.979 okunma
"Eşyalarınızla helalleşin" dediğimizde, görünene bakılarak; "onlar canlı değil ki" diye itirazlar oluyor. Oysaki Hakikatte hepsi canlıdır, diridir. Sebebi de şudur: Kainatın yaratılan tüm nurlarının madde karşılığını Allahu Teala,Hayy (diri) esmasını kullanarak yaratmıştır "Gerçek sizin gördüğünüz, Hakikat ise onun arkasındaki sırdır" Eşyanın sırrına vakıf olabilmeyi nasip etsin Rabbimiz
🔴 KALBİN KARARMASI- MÜHÜRLENMESİ 1- Allahu Teala Merhameti gereği pişman olsunlar da tövbe etsinler diye kullarının kalbine sürekli günahlarını hatırlatıcı naklen yayın yapar "Eğer ben böyle bir şey hissetmiyorum, aklıma gelmiyor" diyorsanız, bunun iki sebebi vardır: 2- Ya tövbe edecek günahınız yoktur ya da kalbiniz kararmıştır. Kalp kararması nasıl olur ? Kişi, yaptığı hatalarda sürekli kendini haklı görürse Allahu Teala'nın kalbine yaptığı o yayın frekansını zamanla kapatır. İşte böylelikle kalbi kararır ya da mühürlenmiş olur. 3- Kalp, bir anda simsiyah kömür gibi olmaz. Kademe kademe kararır. Kalbin kararması ya da mühürlenmesi yine kişinin kendi eliyle yaptığı birşeydir. İşte kararan kalbin temizliği de hataya pişman olmak ve tövbe etmekle olur. Konu detayları kaydımızda👇 youtu.be/vc064l9QQaA?si=...
SORU: Allah-u Teâlâ bazı kullarını seçiyor. Seçtiği kulları peygamber olarak bize gönderdi, elçi olarak gönderdi. Seçtiği kişileri veli olarak, yolgösterici olarak bize gönderdi. Örneğin; Abdülhamid Han'ı seçti ve padişah oldu. Onun gibi, Erbakan hocamızı da seçti ve ona birçok ilimler verdi. Fatih Sultan Mehmet Han'ı da seçerek İstanbul'un fethini gerçekleştirdi. Seçilmedeki hikmet nedir acaba? Yani, kişinin doğuştan bir seçilmişliği var mıdır? CEVAP: Şimdi tüm kainat Allahın kuludur. Güneş de kuludur, yıldız da, ay da hepsi kuludur. Kısaca konunun temeline gidiyorum. Şimdi en başa gidelim. En başa gittiğimizde ilk yaratılan nur, Efendimiz Aleyhisselam’ın nuru ve eridi öyle bir hal aldı ki, Rabbimin çok hoşuna gitti. Ondan sonra sicim altı zerreler haline geldi. Söylenileni biliyor ama ne olduğunu bilmiyor. Bir hiç. Yani her zerre konuşulanı anlıyor, kendi lisanlarına göre cevap verebiliyor ama hiçbir şeye benzemiyor. Hepsini havada uçan toz taneleri gibi düşünün. Milyar, trilyon, katrilyonlar ve daha fazlası rakam nereye giderse o kadar var. Her bir zerre sicim altı. Sonra sicim. Sonra nötron, proton, atom vesaire gidiyor. İşte Efendimiz Aleyhisselam’ın nuru eriyince, Efendimiz Aleyhisselam’dan kalem yaratıldı. Kalem yazdı. Kalemle birlikte zerreler oldu. Şimdi konumuzla alakalı olan şu: Rabbimiz Efendimiz Aleyhisselam’ın yani bir nur yarattı. O nurdan, o halinden o kadar memnun oldu ki O'na tüm kainatın, ezelden ebede her şeyin peygamberliğini verdi. Bakın meleklerden bahsetmiyorum. İlk yaratılandan bahsediyorum. Dolayısıyla onun devamında yani sicim altı teknik olarak, yaratılan zerrenin içinde de bazı zerreler vardı, onlar karardı. Şeytan, cinni ve farklı şeyler o kısımla oldu. Bazıları vardı, yine erimeye devam etti. Tabi ki ilk yaratılan kadar değildi ama o
Reklam