Elif

Puan vermedi·90 syf.·
2023 4. kitabı
*spoiler* Kitabı beğendim. Yazarın empati yeteneğinin öne çıktığı bir kitap. Bunları kendisi yaşamadan o idam mahkumunun yerine her şeyi ne kadar derinden yaşamış ve hissetmiş. Ölüme ve "ölecek olma" ya farklı bir pencereden bakmak isteyen herkese tavsiye ederim. İdam edileceğini bilen ve her an ölüme daha çok yaklaşan bir mahkumun düşündüklerini okurken gerçekten de bir idam mahkumu olsam ben de böyle hissederdim, bunları yazardım dedim. Çünkü insan ancak ölüme mahkum olduğunda, elinden bir şey gelmediğinde ve diğer herkesin bunu sadece kenardan seyrettiğini bildiğinde bunları hissedebilir. Umudun hayatta tutan ama bir o kadar da endişe veren bir şey olduğunu fark ettim bu kitapta. Umut bir kere kaybedildiğinde hiçbir şeyin önemi kalmıyor, yaşamak için çırpınmanın bile. Bir de hatırlanmak üzerine düşündüm. Hatırlanmak bir nevi birilerinin dünyasında hayatta kalmak demek. Kimse beni hatırlamıyorsa, ben bu hayali canlılığı henüz hayattayken kaybetmişsem, ölüp ölmemem neyi değiştirir? Ben yine de kitaptaki karakter kadar karamsar (belki de bana öyle geldi) bir cevap vermiyorum buna. Her zaman sıfırdan başlanabilir bence hayata. Büyük bir suç işlemiş olsam ve çoğu insan için bir ölü olsam bile yeni bir kişi olabilirim, yeni insanlar tanıyıp onların gönlünde yer edinebilirim, iyi şeyler yapıp insanları mutlu edebilir ve kendim de mutlu olabilirim. Tabi yeterince vaktim olursa. Ölecek olduğumuzu bildiğimizde ne kadar küçük şeyler için yaşamayı diliyoruz. Mahkumun her gün güneşi görebildikleri için kürek mahkumlarının yerinde olmak istemesi beni çok düşündürdü. Her gün güneşi görebilen ben, en son ne zaman seyrettim onu ve şükrettim hala kafamı kaldırıp onu görebildiğim için? Kısacası, karakterin idamı biz okuyuculara hayata ve daha da önemlisi onu yaşamaya dair çok
İnsan ve Hayat
Bir İdam Mahkûmunun Son GünüVictor Hugo · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2026152,4bin okunma