Rumeysa KANBUR

Rumeysa KANBUR
@okurrumeyss
6/10
·352 syf.··
2026 10. kitabı
Merhabalar. Sevdiğim bir yazardan okuduğum bir kitap ile geldim. Matt Haıg'ın okuduğum 3. kitabı. Radley Ailesini hiç böyle bir konu beklentisi ile almamıştım. Ben tipik bir İngiliz ailesinin ailevi sorunlarının edebiyat ile harmanlaşmış halini okuyacağımı düşünüyordum ama beni çok şaşırttı. İşte Matt Haıg'ın bu özelliğine bayılıyorum. Biri bana kitabın asıl konusunu söylese (sizlere sürpriz olsun) tercih etmem. Çünkü paranormal ya da fantastik konular ilgimi pek çekmez ama Matt Haıg edebiyat ile konuyu öyle bir yediriyor, uyduruyor, harmanlıyorki hayran kalmamak mümkün değil. Ha bu arada edebiyat dediysem günümüz yazarlarını, şiirlerini vs değil Shakespeare, Lord Byron gibi hatrı sayılır şairler ile bu uç noktaları bağdaştırıyor. Kitaba dönecek olursak dediğim gibi sevdim. Hafif, rahat okunacak bir kitap. Eğer hayatınızın yoğun bir dönemindeyseniz akacak bir roman. Dipnot: Will'in karakterine rağmen etki eden bir cazibesi var. Dikkat ediniz :) ALINTILAR "Kuş uçmaz kervan geçmez yerlerin zevki başka, Issız bir sahilde hissettiğimiz coşku başka," "Gürültü yaşam demek. Sessizlik ölüm. Fakat şimdi, o an için, sessizlik çok da kötü gelmiyor. İstenen bir son, bir varış noktası, gürültünün ulaşmak istediği bir yer gibi geliyor ona. Sessiz yaşam."
Radley AilesiMatt Haig · Domingo Yayınları · 20252,007 okunma
Reklam

Rumeysa KANBUR

, bir kitap okudu
6/10
·352 syf.··
2026 10. kitabı
Matt Haig
6.2/10 · 2.007 okunma
9/10
·376 syf.··
2026 8. kitabı
Uzun zamandır böylesi bir kitap okumuyordum. Normal akıcı bir roman okuyacağım zannediyorken ben alıp başka diyarlara götüren tam manası ile bir şaheser. Öncelikle yazarımız ile başlayalım. Benim okuduğum ilk kitabıydı ve inşallah son olmayacak. Üslubunda ki o hafif alaycı tavrı,yer yer araya girip sizle muhatap olması, cümlelerinin akıp gitmesi yani beni benden aldı. Ve en çok beğendiğim şey ise eski kelimelerin tam yanına parantez içinde bugünü manalarını yazması ümit ediyorum ki bu inceliği diğer kitaplarında da yapmıştır. İlk yüz elli sayfa bu hareketinin etkisinden çıkamadım durup durup ya ne güzel ne mantıklı iş diyorum. Velhasıl yazara bayıldım diğer kitaplarını da okuyacağım inşallah. Kitabımıza veyahut Ahmet Hamdi Tanpınar'a gelirsek bu kitap öncesinde eserleri ile çok tanışma çabasına girdim ama hiçbirinde bitirmek hususunda muvaffak olamadım. Ve bu durumun üzüntüsü içerisindeydim lakin bu kitap ile üzüntüm yok oldu aksine beni Tanpınar hevesi, tutkusu sardı desem abartmış olmam. Yazar kitabın esas konusuna gelmeden önce (neredeyse ilk bölümün hepsinde) bize Tanpınarı tanıtıyor. Eserlerinden, bazı derslerinden alıntılar yapıyor iyi ki yapmış şayet yapmasaydı kitap kesinlikle eksik kalırdı. Biz ilk bölümde Tanpınar tanımaya başlarken kitap yavaşça size hissetirmeden tüm heyecanıyla ilerliyor. Pürüzsüz bir akışta kitap kendini okutuyor. Eserimizde pek çok paranormal olay var ruh çağırma, ruh aktarma, KGB ajanları ve dahası. Açıkcası son 20 sayfaya kadar eser içindeki ruh çağırma gibi olaylara gülüyordum. Ama son 20 sayfa da bu komediyi o kadar ustalıkla yediriyor ki hepimiz fazlası ile tatmin oluyoruz. Bu arada son 20 sayfaya kadar hep bir şüphe hep bir endişe. Asla olayı bağlayamıyoruz aksine her ipucunda daha da arapsaçına dönüyor mevzu. Kitabın sonuna
Tanpınar'a Huzur YokMurat Menteş · Everest Yayınları · 2026699 okunma