Yarım saatte bir emzirilmesi gereken bebekler, kim doyurdu sizi orda?
küçücük çocuklar ve neredeyse hiçbiri ağlamadı enkazdan çıkarken.
130 küsür saat geçti ve enkazdan çıkar çıkmaz görevlilerin ellerini öpmeye çalışan, drona öpücükler gönderen amca, korkudan yıkılmış bir binanın içinde yalnız kalan tir tir titreyen avuç kadar köpek, kurtarılırken gözlerindeki korkuyu gördüğümüz kedi, babamın cansız bedeniyle 30 saattir yan yanayım diyen küçücük kız çocuğu.
Ne denir bilmiyorum. Hayatım boyunca kalbim hiç bu kadar ağrımamıştı. Hiçbir şey yapamamak bu denli ağrıma gitmemişti. Hayatımda hiç ama hiç bu kadar ağlamadım bu kadar üzülmedim.
Çocuklar annesiz babasız kaldı. Anne babalar belki ne tedaviler gördü çocuk sahibi olabilmek için, ve Allah o enkazla verdiği emaneti geri aldı.
Kelimeler hisleri anlatmaya yetmiyor. Artık insanın kalbi ruhu beyni dayanmıyor yaşananlara. Daha nasıl ders verebilir Allah sağlam Müslüman olmamız için?
Ne götürebildiler ne götürebileceğiz amellerimizden başka?
Daha ne yaşamamız gerekiyor?
Bu olaydan bir ay sonra her şey normale mi dönecek?
Yine hatalar günahlar işlemeye devam mı edeceğiz?
Şuursuz yaşamaya sevdiklerimizi kırmaya Kuransız geçen günlere devam mı edeceğiz?
Lanetlenmiş kavimlere saygı duyuyorum mu diyeceğiz?
Tv karşısında ağzımız açık kahkahalar mı atacağız bir ay sonra?
Gece yatağa abdestsiz tesettürsüz girmeye devam mı edeceğiz?
Buranın geçici olduğunu imtihan dünyası olduğunu Allah daha nasıl göstersin bize?
En çok ettiğim dualardan biri şu günlerde, Rabbim ateşi düşürdüğü ocaklara isyan vermesin tevekkül ve sabır gücü versin inşaAllah..
Kelimelerin kifayetsiz kaldığı an tam da bu an.. Kalpler yalnız Allahı anmakla huzur bulur, psikolojilerimiz yaşadıklarımız yaşadıkları travmayı acıyı üzüntüyü Kuranla atlatmak duasıyla