Rojda

Bir zamanlar kendimi Bulunmaz Hint kumaşı sanmıştım. Kaç metredir benim yokluğum? Benden daha çok var sanmıştım. Benim yokluğumdan dünyaya Bir elbise çıkar sanmıştım. Dünyanın çıplaklığına bakmaya utanmadan Sonunda ben de alıştım. Ah.. dedim sonra, Ah!
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
We are not given a good or bad life. We are given a life. İt is up to us to make it good or bad.
Ben, duvar diplerini giyineceğim Kimseye kapısından yakın olmayacağım Ağzımı kuyulara vereceğim Beni kim beklemiyorsa ona gideceğim Otların ıssız mevsimini seveceğim Bir yağmur hükmü olacağım Mutluluğu pişmanlığı bir bileceğim Sitemlerinizden eksileceğim Kum sahiplerine suları göstereceğim Kimin uzağı varsa kalbi var diyeceğim Kirpilerin sevgisini soracağım size Kılavuzum yalnızlık olacak Ömrümü hiçbir yakınlıkla örtmeyeceğim Babamı bende yaşatmayacağım Güven duygunuzdan tiksineceğim Çocuklarımdan çekileceğim Hayalden başka gerçeğim olmayacak Sevginizle yatışmayacağım Bir tek alın çizgisine eğileceğim Zaman hep sizi çoğaltacak Bir harf bile etmeyecek kalbimden geçenler Beni sevmeyeceksiniz bileceğim Işıkları tarif edeceksiniz durmadan Düzgün cümlelerinize yenileceğim Sevincin yoksulluğunu göstereceğim size Ayrılığın özgürlüğünü öğreteceğim Aralık kapılarda fotoğrafınızı alacağım… Kirpiklerimden çırpıp kalabalığın zamanını Ey buğusuz taşlar Size geleceğim…
Benim için çabalarsan, senin için ölürüm.
Beklemek.
Bekleme, çünkü olacak olan bekletmez. Olacak olan, olur.