"Öyleyse kim kurtaracak beni var olmaktan?
Hayatımı toprağa veriyorum."
Böyle başlayan bir kitaptan bahsediyoruz, içerisinde bizi ne bekliyor diye az çok tahminde bulunuyoruz zaten ..
Oldukça zor, uzun uzadıya , karmaşık, çok başka bir okumaydı.
Kitap hakkında fikir sahibi olacağımız bir iki alıntı eklemek istiyorum;
*Bu kitap hiç hayatı olmamış bir adamın biyografisidir. Tam olarak yaşamamış birinin, hiç yaşamamış birinin..
*Benim gözümde hayat kötü ve hüzünlüdür ve nefis düşlerle iç içedir. Başkalarına nasıl göründüğünden banane!"
Bu kitaba başlamadan önce ilk olarak, ruh halinizin iyi olmadığını düşünüyorsanız, bu kitabı okumak için bir kez daha düşünmelisiniz derim.
Çünkü kitabın ilk cümlesinden sonra yazarın karamsarlığına, yalnızlığına, var olma sancılarına, hayatta bir yer edinme çabasına, umutsuzluğuna,
o bitmek bilmeyen düşlerine, hayata bakışına tanık oluyor ve tüm bunlardan etkilenecek duruma geliyoruz muhakkak.
. . .
.
Açıkçası sayfa sayısı bakımından göz korkutucu geldiği için ve içeriği bakımından sevip sevmeyeceğimden, ruh durumuma iyi gelip gelmeyeceğinden emin olamadığım için bir süredir kitaplığımda bekletiyordum ancak doğru zamanı bulduğum ve okuduğum için şanslı hissediyorum.
Eleştiride bulunacağım tek nokta sonlara doğru akıcılığını kaybetmiş olmasıydı. Zira uzun zamana yaydığım bi okuma oldu. Adeta üzerimde bir yüktü ve bitmek bilmiyor gibiydi. Fakat en sonunda hüzünlenerek kapattım kitabın kapağını. Ve bittikten sonra bir kenara atılacak bir kitap olmadığını da söylemek istiyorum. Kitabın derin etkisi bir süre daha yakamı bırakmayacak gibi duruyor.
Altını çizdiğim muazzam satırlarla dolu, birçok yerde kendimi bulduğum, yer yer kendimi kaybettiğim, aynı fikirde olmadığım, saçma bulduğum cümleler, farklı duygularla dalgalanıp