Polisiyeyi her zaman çok sevmişimdir. Ama her polisiye kitabını da sevmem açıkçası. İkinci Katil sevdiklerim arasına girmiş bulunmakta. Son sayfalara doğru heyecan daha da artıyor.
Başkomiser Meltem'in etrafında geçiyor olaylar. Şehirde ardı arkası kesilmeyen sanat hırsızları kol geziyor. Ve başkomiserin görevi de bu çeteyi yakalamak. Ama bu sanat hırsızlarına yardım eden bir muhbir, hırsızlık büronun içinde. Kamera kayıtları, şahitler, parmak izleri her şey ayarlanmış.
Sanat hırsızlarının yanında bir de nam-ı değer Fotoğraf Hırsız'ı da var. Öyle sıradan hırsızlıklar yapmıyor. Türlü suçları olanların mücevherlerini,değerli eşyalarını çalıyor. Sonunda işi bitince de kişilere ait suçlarını kanıtlayan fotoğrafları olay yerinde bırakıyor. Yanında da üstünde bale figürü olan minik fotoğraf makineleri. Şehir de bir kısım onu kahraman ilan etmiş durumda. Peki gerçekten kahraman mı yoksa kendi çıkarları olan,egosuna yenik düşmüş biri mi ?
Hepsi birer muamma,bir çıkmaz. Kitabın bazı yerlerinde bence gereksiz uzun uzun yapılan betimlemeler mevcut. Ama Yazarın ilk kitabı olduğu düşünülünce bu kadarı da normal bence. Bir şans verilmesi gerektiğini düşündüğüm bir yazar ve kitabı oldu İkinci Katil. Yazarın diğer kitaplarını da heyecanla beklediğimi de söylemeden geçemeyeceğim