deniz

deniz
@okyanusuncicegi
oysa ben baş kaldırışlarımla meşhurdum, senin varlığına diz çöktüm. -“burası, bana sağır olanlara avazım çıktığı kadar bağırmak için.” #263833598
avukat
bir ölünün hatıra defteri
ankara
6 Mart
5 kütüphaneci puanı (Geçen ay: 3)
584 okur puanı
Haziran 2021 tarihinde katıldı
beni sevdin ama hiç inanmadın bana. ben galiba çok inanıyordum sana, seni senin beni sevdiğin kadar sevemesem de hiç yemediğim bir bok yedim, ben çok inandım sana. ama ikimiz de yanıldık işte. bir eksik bir fazla. bir yarım bir tam. bir yanlış bir yanlış daha. ne fark eder. beni o kadar çok seviyormuşsun ki bana güvenmeyişini siktir etmişsin. ben de sana o kadar inanmışım ki bu şüphenin koynunda büyüyen bir kız için ne demek bilemezdin, sana aşık olmaya bile gerek görmemişim. sana öyle itimat ediyordum ki seni sevmeme gerek yoktu. sana duyduğum o inanç beni senin her şeyin yapmaya yeterdi. oysa aşk insanı en fazla üzgün yapar herhalde. belki biraz yorgun yapar. bilmiyorum. sen bilirsin nasıl olduğunu. ama ben de biliyorum ki o inançla dost oldum sana, onunla kadın oldum. yanına oturdum bir inançla, üzerine uzandım. bir ev diktim bir çarşaf serdim koynuna girdim senin. belki de aşıktım da sana, her şeyden önce o inanç geliyordu işte. ama sen bana hiç güvenmedin. hiç. bana gökte kıyılan bir nikahtan söz ettin ama yerde senin bir şeyin olduğuma hiç inanmadın. aşık olduğun birinden şüphe etmek ne demek eskiden bildiğimi sanardım ama devir şimdi o vakit değil. seni sana inandığıma bile inandıramadım. zaten sen de o ara aşkla yetinemiyor oluşumu anlamadın bir türlü. senin aşkın beni yaşatmadı, benim inancım öldürmedi şüpheni. şimdi aşık olmadığın ama inandığın kadınların elini tut. özür dilerim, seni de birinin sana aşık oluşu kurtarmayacak. koynundan çıkmayacağına emin olduğun bir kadını al koynuna, gece başını yastığa koyduğunda beni özlüyor oluşun da beni kurtarmıyor nasılsa..
1000Kitap
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
babası yaşarken piç kalan her çocuğun içindeki o buruk sancıyım.'
1000Kitap
ona verdiklerimi unuttu mu bilmem. ben unutmuyorum. soğuk kış akşamlarını, tek kişilik yatakları, evin arsız kedisini, sıcak şarap şişelerini ve cigara kağıtlarını da unutmuyorum. ne zaman sevsem, ne zaman sevmeye yeltensem, ne zaman sevmeyi aklımın ucundan dahi geçirsem üşütüyor beni o akşamlar. yataklara sığmıyorum. içime sığmıyorum. sesimi hatırlasam, bi' hatırlasam çıkıp bağıracağım. kendime konuşuyorum. hiç unutmadan, unutmayı bir an bile istemeden tökezleyip duruyorum. kederimi de hep cebimde taşıyorum. bir lanet gibi gittiğim her yere götürüyorum onu. bastığım yerlerde dikenlerim kalıyor. geride yalnızca dikenlerimi bırakıyorum bütün gülleri çiğneyip. burda bırak beni. beni tükür ve burda bana nokta koy. hiç almadım senden, her şeyi verdim bak. artık sana verebileceğim hiçbir şeyim yok.
1000Kitap
yazmak istedim. kırgınım diye başlayan bi cümlenin ağırlığını biraz da sen bil istedim. bil istedim. istedim. istedim. ben çok istedim. ben çok istedim. bu ağrıyı. bu yangını. bu hayatı. biraz da sen dinle, biraz da sen dindir. biraz da sen gör istedim. öylesine konuşmak isterken öylesine susarken duvarlarca herkese satırların içimi kesişini gör istedim. satırlarca susarken sen cümlelerce duy istedim. dinlediğin şarkılardan kaçmayı istedim. bulunduğun coğrafyalardan. adının geçtiği her şehirden. her kıtadan. adının geçtiği yerde kalp krizi geçirip gidebilmeyi istedim. yol oldu söylemek istediklerim. o yolları yürümeni istedim. bir yol gibi üstüme basıp öylesine geçip gitmeni. öylesine gitmeni. bu kadar gelmeni isterken bu kadar gitmeni. gitmeni. gelmeyişini. gel demeyişini. tutunamayışımı yarattığın bu boşluğa. son defa diye başlayan bi cümlenin ardının kesilmemesini. bu kanın dinmemesini. bu yangının bitmemesini. gör istedim. bende bir resmin var. bende bir izin. bende bi ismin var. bil istedim. kaçmak istedim. terkedilmiş ülkelere sürgün edilmek. ışığın günüme bulaşmadığı. geceyi aydınlatan tek şeyin resminin olduğu. kimsesizlik diyarlarına. kimsesizlik coğrafyalarında ismim kitaplarda öğretilsin istedim. ismim hikayelerde insanlara anlatılsın, insanlar anlasın. insanlar ağlasın istedim. anlamını keşke bilmeseydim dediğim o şarkının anlamını biraz da sen anla istedim. hava karardı. bunun eskisi gibi bir şey ifade etmediğini, bir yere yetişme telaşımın da seninle birlikte gittiğini sana göğsümü açıp göstermek istedim. kimsesizlik masallarında ismimim geçtiği sayfanın arasına kalbimi sıkıştırıp o kitabı kalbimle bi rafa kaldırışımı, senle geçtiğim sokaklarda sigara yakışımı. yanışımı. evimin yanışını. evinin yanışını. dön ulan cümlesini. dön. yanan benim yüreğim değil
1000Kitap
kötüyüm desem gelecek, ölelim desem ölecek onca insan var yanımda, yine de unutamıyorum yanındayken yaşadığım o kimsesizliği. kendimi bilmediğim sokaklara atsam içinde senin olduğun o evlerden daha çok sahiplenirler beni. yemin ederim bir daha dönüp de bakmam yoluna.
1000Kitap