“Bir insanı diğer insandan ayıran şey ne giydiği, ne içtiği, nerede oturduğu değil; dünyaya nereden baktığı, dünyanın hangi noktasında gezdiği, dünyayı hangi kelimelerle gördüğü, kelimelerle bir başkasını nasıl bir dünyaya doğru götürdüğüydü.”
“Üzülmek ve birini sevmek sanki her zaman birbiriyle alakalıymış gibi. Bu yüzden, cenazelerde de kim, ne kadar ağlıyor diye bakıyorlar gözlüklerinin arasından. Ağlamayanı taşlıyorlar bakışlarıyla. Oysa hiç üzülmeden de sevebilir insan.”