• HİPODROM, Dokuz kedi, bir eş, 71 yaş, yenilmiş bir verem. ÖLÜM = çekilmez bir adam oldun yine Bukowski aksi, lanet!

    Bukowski'nin hayat hikayesi bu. 1991-1993 yılları arasında yazılmış. Kendini bir karakterin arkasına saklamaya tenezzül bile etmemiş. Bukowski hayattan o kadar bıkmış ki: ''Seksen ya da doksan yaşıma kadar yaşamak istiyor muyum? Ölmenin sakıncası yok benim için... ama bu yıl değil, tamam mı?'' diyor bir bölümde. İnsanlardan da bıkmış. İnsanoğlu ona göre, ''Gerizekalılar cennetinde bir bok yığınından ibaret.'' Oradan rahatsız edici görünebilir ancak ben de pek tesiri olmadı. Yani insanların gerizekalı olması, bir bok yığınından öteye gidememesi ilgimi çekmediği gibi beni rahatsız da etmiyor.

    Tam anlamıyla günlük bu. Satmak ve geçinme amacı taşıdığını da itiraf eden bir günlük. İç dökme de içeriyor, kelimeleri süsleyerek kendini pazarlama isteği de. Ancak acı gerçek şu ki ölümünden sonra yayınlanıyor. Yazma duygusunu ve hevesini son nefesine kadar içinde taşıması bir nebze olumsuzluğa ket vuruyor. Bukowski'yi açıkçası böyle bilmezdim. Yani diline geleni söylemesi elbette hoşuma gidiyor ancak kitapta bir yerlerde içime sinmeyen bir şeyler var ve ben bunu bulamadım. Bunu çekip çıkaramadım. Neyse Bukowski'nin her yerde karşıma çıkan sözünü söyleyeyim kendime bari ''Üzülme evlat, kaybettiğini sandıkların, kurtulduklarındır belki.''

    Bukowski için hipodrom öyle bir hastalık öyle bir hastalık ki bunu kendisi de dile getirmeden edemiyor. Kitabın ismi 'Kaptan Hipodrom'a gitti ve Dokuz Kedi Evi Ele Geçirdi' olabilirdi. :) Ciddi manada yazılanlarla daha bir etkileşim ve uyum içinde olurdu. Hipodrom, Bukowski'nin günaydın'ı, yemesi, içmesi, nefes alması gibi bir şey haline gelmiş. Bu konudan kendisi de müzdarip: ''Hem benim allahın cezası hipodromum var. Tükenmez bir konudur benim için hipodrom. Hiçliğin büyük ve boş çukuru. Kendimi feda etmek için giderim hipodroma; saatlerimi doğramak, katletmek için. Saatler katledilmelidir. Bekleyerek.''

    Kitap ile ilgili fazla söylenecek bir şey yok aslına bakarsanız. Okursanız size çok şey katacak da diyemem. Hele hele zaman kaybı hiç diyemem. Bence okuma takviminize sıkıştırabilirsiniz. Hayatı dolu dolu geçiren bir insanın ölümü bekleyişini, etrafındaki kalabalıklara karşı içinde büyüyen tahammülsüzlüğünü, çıkarımlarını değerli buldum. Keyifli okumalar dilerim.

    Mahler'siz olmaz.. (Kitapta sıkça geçiyor)
    https://www.youtube.com/watch?v=Les39aIKbzE
  • Ölüm bana bazı işaretler yolluyor belki de?
    Bensiz bir dünya tasavvur etmeye çalıştım geçen gün. Hayat her zamanki gibi sürüyor ve ben içinde değilim. Ne tuhaf, çöp kamyonu gelip çöpü alıyor ve ben orda değilim. Gazete kapının önünde yerde duruyor ve ben eğilip almıyorum çünkü yokum. Olacak iş değil. Daha da kötüsü, ölümümden bir süre sonra gerçekten keşfediliyorum. Sağlığımda benden korkan ya da nefret edenler beni bağırlarına basıyorlar. Sözlerime her yerde rastlanıyor. Fan kulüpler kuruluyor. Hayatım film oluyor. Olduğumdan daha cesur ve yetenekli biri olarak gösteriliyorum. Çok daha cesur ve yetenekli. Tanrıları kusturmaya yetecek kadar. İnsan ırkı herşeyi abartır; kahramanlarını, düşmanlarını, kendi önemini.
    Götler. İşte, kendimi daha iyi hissediyorum. Allahın cezası insan ırkı! Oh be, çok iyi geldi.
  • hiçbir şey ölüm cezası kadar önemli değildi ve bir bakıma da, bir insan için bundan daha ilginç bir şey olamazdı.
  • Ölüm cezası! diye fısıldaştı kalabalık ve beni götürdükleri sırada bütün izleyiciler yıkılan bir binanın gümbürtüsüyle bana doğru yaklaştılar.
  • İhanetin tek bir cezası vardır, ölüm.
  • Hırsızlık hakkında:
    Eğer bir kişinin yegane yiyecek bulma yolu çalmaksa, ne kadar ağır olursa olsun hiçbir ceza, onun bunu yapmasını engellemeyecektir.
    Ölüm cezası hakkinda:
    Bir miktar para çaldı diye bir insanın hayatını çalmak çok adaletsiz bir şey. Dünyadaki hiçbir şey insan hayatı kadar değerli değildir. Orantısız adalet aşırı bir haksızlıktır. Siz hırsızları üretiyorsunuz, sonra da onları cezalandırıyorsunuz.
    Eduardo Galeano
    Sayfa 162 - Sel
  • DİNDE VAR OLDUĞU ZANNEDİLEN ama KUR'AN'DA olmayan birtakım YOKLAR..
    1- Onun Bunun Şefaati yok..
    2- Mehdi yok..
    3- Kabir azabı yok..
    4- Miracda Oldu diye anlatılan O Safsatalar yok..
    5- Alın yazısı ve kadercilik yok..(Kader demedim)
    6- Recm adı altnda Ölüm cezası yok..
    7- Namaz kılmayan mürteddir yok...
    8- Mezhepler yok..
    9- Altın/İpek erkeğe haramdır, yok..
    10- Bir şeyhe veya tarikata bağlanma yok..
    11- Kıyamet alametleri yok..
    12- Erkek/Kadın sünnet olma yok..
    13- Hayızlı/lohusa kadınlara ibadet yasağı yok..
    14- Kuran’ı anlamadan Sadece sevap düşüncesiyle ve Sadece Arapçasından okumak yok..
    15- Ölüye Kur'an okumak yok..(Yasin 36/70)
    16- Erkeğin üstünlüğü, kadının erkeğe itaati yok..
    17- Evliya (Allah dostu adı altında), keramet sahibi yok..
    18- Mevlid diye bir şiiri Din diye satmak yok..
    19- Anlamını dahi bilmediğiniz Salavat diye bir Hikaye yok..
    20- Sünnet Namazları yok..
    21- Arapça dua etme ve Arapça namaz kılma zorunluluğu yok..
    22- Muska/Büyü/Nazarlık yok..
    23- Cuma namazı sadece erkeğe farzdır yok..
    24- Cariyelik yok..
    25- Kadının uğursuzluğu, cenazeden uzak tutulması yok..
    26- Para/maaş ile namaz kıldırmak yok..
    27- Haremlik/Selamlık şartı yok..
    28- Kadının sesi haramdır yok..
    29- Kutsal günler adı altında 1 Gecelik Günah çıkarma Ayinleri olan Kandiller yok..
    30- Cincilere Okuyup üfletmek yok..
    31- Kur'an'daki Namahrem ölçüsü haricindeki diğer uydurmalar yok..
    32- Sırat Köprüsü yok..
    33- Kuran’dan başka dinin kaynağı yok..
    34- Kadını dövme yetkisi yok..
    35- Dua ederken el açma zorunluluğu yok.
    36- Teravih namazı yok..
    37- Sağ el/ayak şartı yok..
    38- Hac’da sadece hayvan kurban etme şartı yok..
    39- Boşanma yetkisinin yalnızca erkeğe ait olması yok..
    40- Ölüye telkin ve ıskat yok..
    41- Takva kıyafeti (sakal, cübbe, sarık vs.) yok..(Hz Peygamberi öldürmeye çalışanlarda Sakallı Sarıklıydı)
    42- Sorgulamadan Herhangi bir fikre tabii olmak yok..
    43- 32 farz ile sınırlandırılmış Bir Liste yok..
    44- Kuranda 6666 ayet yok..
    45-Çocuk yaşta evlilik yok...
    46-Namus/zinada kadın erkek farkı yok...
    47- Keffaret adı altında 61 gün oruç tutma cezası yok..
    48- Türbede dilek dilemek yok..(5/90)
    49-Tasavvuf adı altında Fırka Fırka bölünmelere yol açan oluşumların İslamda yeri yok..
    50- ettehiyyetü duası yok
    51-Kuran anlaşılması zor bir kitaptır diye uydurma sözlere inanmak yok..

    Kim KUR'AN tek başına Anlaşılmaz derse onun başka bir Günah işemesine gerek yok..Bu Sözü söyleyene bu Günah yeter..

    ALLAH, Hurafelerden uzak Resullahın tebliğ ettiği halis KUR'AN Dinine dönmemizi nasip etsin inşallah..