Burak Keyfçi, Karanlık Sular'ı inceledi.
02 Mar 01:40 · Kitabı okudu · 7 günde · Beğendi · 9/10 puan

Merhabalar

Trendeki Kız’dan sonra yazarın okuduğum ikinci kitabı Karanlık Sular’ı çok merak ediyordum. Yeni çıktığı zamanda biraz bekleyip sonraya bırakmak istedim.

Olumlu ve olumsuz birçok yorumdan sonra bende okuma hazzına ulaşmış oldum.

Beklentim üst seviyede başladığım Karanlık Sular beni başlarda bayağı yordu. Çok fazla anlatıcının olması kafamı iyice karıştırdı. Bu karışıklığı atmak için ilk 100 sayfayı gecenin sessizliğinde okudum diyebilirim.

Başlarda bazı yerlerde koptum ve geriye dönerek bu kim? Şu kimdi diyerek yeniden okumaya, karakterleri benimsemeye çalıştım.

Roman Nel’ın Beckford kasabasında Ölüm Göleti ile ünlenen nehirde ölü bulunması ile başlıyor. Nel kendini uçurumdan atarak intihar ediyor. Tüm olaylar örgüsü Nel ile başlayarak ölüm göletinde gerçekleşen ve neden bu adı aldığını anlatarak ilerliyor. Efsane haline gelen ölüm göleti olayları bölüm aralarında açığa çıkırtılarak okuyucuya hissettiriliyor.

İlk bölümde karakterleri tanımaya uğraşırken, ikinci bölümde iyice özümsüyor neden bu kadar anlatıcının olduğunu anlıyorsunuz.

Burada küçük bir dipnot söylemek gerekirse, birinci bölümü iyi anlarsanız gerilimin dozuna ikinci bölümde daha da iyi ulaşabilirsiniz.

İkinci bölüme geçildiğinde Ölüm Göleti’nde gerçekleşen intihar ya da ölümleri okuduğunuzda kitabın finalinde az çok nelerle karşılaşacağınız hakkında fikirleriniz oluşuyor.

Bana göre iyi bir final olmadı diyebilirim. Bazı yerlerde heyecanımı yitirdim

Paula Hawkins Karanlık Sular’da birinci kitabında ki tarzını az da olsa yansıtmış ama Trendeki Kız’da hissettiğim gerilimin aynısını bana göre iyi verememiş. Bazı yerlerde kopukluk ve iyi bir final bulamadım.

Yazarın kitapları ile tanışmak isteyenler, Karanlık Sular’ı tercih ederek okuyabilirler.

Selenay Afşar, Karanlık Sular'ı inceledi.
26 Şub 21:22 · Kitabı okudu · 4 günde · Beğendi · 9/10 puan

Olay küçük bir kasabada, Ölüm Göleti'nin etrafında geçiyor. 3 intahar eden kadın.. Nel'in ölü bulunmasıyla 3 kadının da ölümlerinin arkasında ki neden gün yüzüne çıkıyor. Uzun süredir konuşmadığı kız kardeşi (Jules) Nel'in ölümü ile çocukken yaşadığı ve dönmemeye yemin ettiği kasabaya yeğeni Lena için geri döner. Nel Ölüm Göleti hakkında hikaye yazmaktadır. Ölüm Göleti denmesinin sebebi kadınların intihar etmesi midir? Jules Nel'in intihar etmediğine giderek ikna olur.

Kitap bir cok karakterin anlattıklarıyla başlıyor, öncelikle insanın gözü korkuyor bu kadar insandan. Trendeki Kız kitabında olduğu gibi belirli insanlar yok ama bu kitap beni içine daha çok çekti. Konusu aldı götürdü, kitabın hicbir yerinde burası da gereksiz olmuş demedim.
Psikolojik gerilim sevenler için bence harika bir kitap olmuş, sayfalar nasıl geçiyor anlamıyorsunuz bile.

Paula hawkins-karanlık sular
Ölüm göleti, zulme uğrayan kadınların ,dışlananların ve ataerkil hükümlere ters düşen uyumsuzlukların yeriydi..”

“Toynak sesi duyduğunuzda gözünüz at arar ama zebraları yok sayamazsınız."

Karanlık Sular beni çok yordu.
Çok fazla karakter , çok gereksiz anlatıcı kafamı iyice karıştırdı.
İlk 100 sayfa özellikle çok kafa ve göz yorucuydu.
Çoğu yerde hikayeden koptum ve sürekli geriye dönerek bu kim, bu kiminle alakalı diye baktım.
Okumaya devam edince karakterleri yavaş yavaş tanımaya başladım.

Roman Beckford kasabasında Ölüm Göleti diye efsaneleşmiş, bir nehirde ölü bir kadının bulunması ile başlıyor.
Tüm olaylar bu gölet etrafında gelişiyor.

Çok anlatıcı ile okuyucunun kafasını karıştırmış yazar...
Kim kimmiş, kim kime ne yapmış derken, roman bitiverdi, ben de kendimi öyle boşluğa bakarken buluverdim:))

Sonu bence olmamıştı.
Yazar bence tam da bunu istemiş. Ve
amacına ulaşmış.
Kitabı okuyanlar ne demek istediğimi anlamıştır.

NİHAL GÜLER, Karanlık Sular'ı inceledi.
13 Oca 01:08 · Kitabı okudu · 8 günde · Beğendi · 6/10 puan

Öncelikle belirtmek isterim dili gayet akıcı. Ancak karakterlerin fazlalığı, geçmişe ve günümüze dönerek tüm karakterlerin hikayeye katilmasi kafayı karıştırıyor. İlk kitabı "Trendeki Kızı" daha çok beğenmiş ve sürükleyici bulmuştum. Bu kitapta sıkıldığim yerler çok fazlaydı.
Hikaye bir kasabada "ölüm göleti" denilen yerde kadınların intihar etmesi ile başlıyor ancak bunun intihar değil kocaları veya erkek arkadaşları tarafından öldürülen kadınlar olduğunun anlaşılması ile bitiyor.

Name, Karanlık Sular'ı inceledi.
28 Ara 2017 · Kitabı okudu · Beğendi · 7/10 puan

Öncelikle yazarın okuduğum ilk kitabıydı. Ve genel olarak beğendim. Kitap farklı zamanlarda farklı yaş gruplarından kadınların, kasabalıların ölüm göleti adını verdikleri yerde ölü bulunmasını konu ediniyor. Her kadının hikayesi de çok farklı ve çarpıcı. Kitabın dili de oldukça sade ve anlaşılır. Fakat kitabı bitirince acaba sonu daha daha farklı olabilir mi diye de düşünmedim değil.

Nurhan Işkın, Karanlık Sular'ı inceledi.
24 Kas 2017 · Kitabı okudu · 4 günde · Beğendi · 10/10 puan

Paula Hawkins'in kalemi alışılmışın dışında bir kalem. İlk eseri "Trendeki Kız" adlı romanı da psikolojik gerilim tarzında yazılmıştı, Bu kitabını da aynı tarzda kaleme almış.İlk kitabında karakter sayısı oldukça az olmasına rağmen bu eserde koca bir kasabada neredeyse her evden bir karakter var belki bu bir çok okur için yorucu olabilir fakat beni rahatsız etmedi...

Kitabın konusu aile sırları ile dolu. Çocuklar ailelerini, ailelerde çocuklarını korumaya çalışırken tutulan sırların, verilen sözlerin gizli kalması için yapılan tüm anlaşmalar boşa gidiyor çünkü Beckford kasabasının "Ölüm Göleti" olarak bilinen gölün gölgesinde intiharların arkasında yatanlar tüm kasaba sakinlerinin ilgisini çekiyor. Özellikle intihar edenlerin kadınlar olması bir şekilde dedikodulara ve sırların ortaya çıkmasını zorunlu kılıyor...

Kitapta, Lena ve arkadaşı Katie'nin birbirlerine olan sevgilerini ölüm bile değiştiremiyor. Lena suçlanma pahasına arkadaşı hakkında bildiklerini anlatmamaya ne kadar direneceğini bilmese de annesi Nel'in ölümü ile tek akrabası olan teyzesi Jules'in hayatına girmesi ve iki kardeşin arasında ki sırların, kendi bakış açıları ile kendilerine ne kadar zarar verdiğini öğrenmesi oldukça iyi kurgulanmış. Kişi kendi psikolojisinde neyi nasıl anladığı ile ilgili iç dünyasına kapanıp yıllarca içinde nefretini büyütebiliyor. Jules ise ablası Nel'in ölümü ile gerçekte onu hiç tanımadığını, yıllarca ona olan tavrını eserin sonlarına doğru sorgulamaya başlıyor...

Eserin kurgusu kasaba da yaşayan ve intihar eden kadınların çevresinde yaşayan kişiler tarafından anlatılıyor. Hawkins insan psikolojisi ve korkuları üzerine kalemini değiştirmeden yazmaya devam etmeli. Eserlerini büyük bir merakla okumaya kesinlikle devam edeceğim...

İsmail | Synergy, Karanlık Sular'ı inceledi.
24 Eyl 2017 · Kitabı okudu · 8 günde · 4/10 puan

Yazarın ilk kitabı olan, öve öve bitirilemeyen meşhur Trendeki Kız kitabı benim için bir hayal kırıklığı olmuştu. Bunu yazarın tecrübesizliğine verip, ikinci kitabı olan Karanlık Sular çıktığı zaman, kitabı görünce içimden bir şans verme isteği geldi. Ama gel gör ki bu ondan da kötüydü. Hemen konuya geçiyorum:

Kitabın esas konusu küçük bir kasabada geçiyor. İki üç asır önce yaşanmış bir intihar (uçurumdan atlama) ve buna bağlı günümüze kadar gelen benzer olaylar. 1700'lü yıllarda esrarengiz bir şekilde hayatını kaybeden Lilly isimli bir kadın ve bunun büyüsüne kapılmış insan düşünceleri... Bu olayın yaşandığı merkezin adı ise Ölüm Göleti'dir. Kimilerine göre kadınların taptıkları bir güce kendilerini kurban edip arınmaları, kimilerine göre ise bir koca, bir sevgili tarafından bedenlerin uçuruma itilmesi. Nel Abbott ve kızkardeşi Jules de bu akımın içinde bulurlar kendilerini. Abbott, gölde yaşanmış eski intihar vakaları için bir kitap yazmak için uğraşırken ve bu olayı bir kamera ile çekmeye çalışırken kendisi de bu göletin kurbanları arasına girer. Ama tabii ölümü şüphelidir ve kitap boyunca bu şüphe üzerine olaylar gelişir. Jules ve diğer karakterler ise Nel üzerinde birleşir, durur.

Yazar, eser boyunca kadınların yaşamış olduğu dramları, ruhsal çöküntüleri ve erkekler dünyasında bulundukları konumu ele alıyor. Bunu kendi kadın olduğu için mi yoksa kendi ailesi veya geçmişte yaşadığı bir travma üzerinden mi yapıyor bilmiyorum? Çünkü Trendeki Kız'da da hep kadınların hüzünlü, kederli, psikolojisi bitik bir durumlarını yansıtırken, erkekleri de yerden yere vurmaktan kaçınmamıştır. Böyle olunca birinci kitabında olduğu gibi bu eserde de polisiye ve gerilim adına hiçbir tat alamadım. Ayrıca eser boyunca birçok karakter ağzından olaylar anlatılıyor ve bu kimi okurlar için güzelse de ben beğenmiyorum. Devamlı konuşmalar birinden diğerine geçiyor ve konuyu dağıtmış oluyoruz, toparlayamıyoruz. Yazar, finali bile aklı sıra küçük bir sürprizle( bitirilmemiş) kapatmayı düşünse de ve her ne kadar okuyucunun kafasını allak bullak edeyim gibi bir düşünceye kapıldıysa da başarısız olduğunu düşünüyorum. Finalin böyle bitirilmesi, konunun mantığına ters düşmesine ve tezatlık oluşturmasına neden oluyor. Okuduktan sonra anlayacağınızı umuyorum. Ayrıca kitabı okurken zerre bir zevk almadım. Kelimeler, sayfalar dökülürken en ufak bir duygu, gerilim, korku, üzüntü, sevinç, kahkaha gibi hiçbir belirti yok. Sanki kitabın ruhu çekilmiş gibi.

Bunlardan ziyade en çok merak ettiğim bu kitaplar neden bu kadar şişiriliyor? Arkalarında parasal güç fazla mı olduğu için? Örneğin Sırlar Uçurumu adlı kitap neden bu kadar reklamla çıkış yapamıyor? Halbuki bu kitabın öyle bir kurgusu, tarih tadı, polisiye ve korkunun harmanlanması, psikolojik bir havası var ki akıllara zarar! Bundan dolayıdır ki çok reklam, çok övmeler de bir kitabın gerçekliğini yansıtamıyor. Okuyup görmek lazım. İyi okumalar...

MaGeLLaN, Karanlık Sular'ı inceledi.
27 Haz 2017 · Kitabı okudu · 6/10 puan

Paula HAWKINS Trendeki Kız romanını okumadıysanızda tanıtımlardan bilirsiniz muhtemelen.Trendeki Kız yazarın ilk kitabı imiş,Psikolojik-Gerilim tarzındaki kitabı türden hoşlandığım için okumaya başlamış ancak yarıda bırakmıştım.Kitapta psikoloji'yi buldumda gerilimi biraz aramam gerekti ;) .

Bu ikinci kitap Karanlık Sular'a da oldukça mesafeli yaklaşmıştım,bir ay civarları rafta durdu,ilk kitapla benzer tarafları var olsada bu biraz daha iyi.

Kurgu sağlam,gerilim örgüsü pek sağlam değil,hikaye anlatımı güzel ancak bazı kısımlarda ne kadar dikkatli bir okur olsanızda ipin ucunu kaçırabilirsiniz çünkü hikaye 10 kadar kişinin ağzından bölüm bölüm anlatılıyor (birbirine bağlanıyor).

Londra'nın bir Kasabası olan Beckford'da bulunan bir gölet,adı Ölüm Göleti,bu gölette 1600'lü yıllardan 2010'lu yıllara kadar süregelen kadın ölümleri (evet sadece kadınlar),bu kadınlar gölete atlayıp intiharmı ediyor,düşüyorlarmı,yoksa bir cinayetemi kurban gidiyorlar?

2010'lu yıllarda karşımıza çıkan Nel ABBOT bu kadınların sonuncusu,Nel gölet hakkında bir kitap yazmakta ama o da gölette ölü bulunanlar arasına katılır ve hikaye böylelikle başlar.

Soruşturmalar,Nel'in yakın çevresinin anlattıkları olayı aydınlatacakmı?

Benim düşüncem Paula HAWKINS olay kurgusu bakımından değilde,sürpriz son bakımından başarılı bulunacak bir yazar.Çoklu anlatım nedeniyle kopukluklar yaşayabilirsiniz.Okuduğum her gerilim tarzı kitapla çok az benzer yanları var sizi zorlayabilir.Yazarın Trendeki Kız kitabına daha sonra devam ederim demiştim ama sanırım etmeyeceğim.Bir dahada bu yazarı okumayacağım.

sakın olaki yazarı ve kitaplarını başarısız olarak düşünüyorum algılamayın,sadece bana hitap etmedi.Genelde Grange,Gerritsen,King veya Koontz okumuş biri olarak,okuduğum hikayeyi anlayarak,olayın içinde birazda yaşayarak,kendimi vererek okumak isterim ama Hawkins'in kitapları bu türde değil,zorlayıcı ve dikkat gerektirici.

yazarın kitaplarını çok çok başarılı bulan eleştirmenler ve okurlar var,azımsanmayacak kadar hemde,benim incelememe bakıpta okumamazlık etmeyin,kitaplar size hitap edebilir.

Hepinize teşekkür eder,keyifli okumalar dilerim.