"Bir kimse aklı rehber edinerek O'na varmak isterse akıl o şahsı hayret vadisinde başı boş olarak salıverir, o da vadide eğlenir durur.
Tereddütle kirlenen kalp ve ruh o kadar şek ve şüphe içinde kalır ki hayretinden: 'Acaba O var mı, yok mu' der."
Peygamberimiz buyuruyor ki: " Bir kimsenin kaygısı madde ve dünya olursa Allah onun iki yakasını bir araya getirmez. Bir kimsenin kaygısı ahiret olursa Hakk Teala onu perişan etmez, kendisine huzur verir."
Rivayetlere göre Kelâbâzî rüyasında Rasulullah'ı (s.a.v) görmüş Hz. Peygamber kendisine "Bu yolda bulunduğun müddetçe hadisleri şerh etme işine devam et" demiş ve eline kağıt kalem vermişti. Kelâbâzî uyanınca elinde hadisler ihtiva eden bir evrak gördü. Vefat edene kadar Bu hadisleri şerh etme faaliyetlerine devam etti.
Mustafa Kutlu nün Hikayelerinin sonuna gelince sanki bana Rabbım yeni bir hayat bahşetmiş gibi kendimi hikayenin etkisiyle biraz hüzünlü biraz heyecanlı ve sevdiklerimin varlığı ile mutlu hissediyorum. Velhasıl Mustafa Kutlu iyidir üstadım :)
Selefi tasavvuf mukatil bin Süleyman ile başlar Muhammed Bin kerram (kerramiye mezhebinin kurucusu olarak kabul edilir) İmam Malik ile doruğa ulaşır. İbni Teymiye ile talebesi İbni Kayyum bu tasavvufun ateşli taraftarlığını yapmışlardır. Bu manada, tasavvufun en şiddetli muhalifi diye bilinen İbni Teymiye büyük bir sufi olarak karşımıza çıkmaktadır.