Huzursuz Bacak

8,0/10  (67 Oy) · 
206 okunma  · 
54 beğeni  · 
1.590 gösterim
İçimde yıllar sonra memlekete dönmüş olmanın sevinci, ellerimde bavullar, havaalanının kalabalık telaşından kurtulup bir taksiye doğru yürürken azıcık terlemiş alnıma huzurun sessiz, sakin, ama garip bir şekilde ürpertici eli dokunuverdi...

Bavulları bıraktım, terimi sildim. Tam bu sırada o boz renkli kertenkele, ayaklarımın ucundan sessiz, sakin ama garip şekilde ürpertici bir bakışla süzülerek geçip gitti.
  • Baskı Tarihi:
    2013
  • Sayfa Sayısı:
    164
  • ISBN:
    9789759951399
  • Yayınevi:
    Dergah Yayınları
  • Kitabın Türü:
Rıfat ÇELEBİ 
02 Şub 2017 · Kitabı okudu · 2 günde · Puan vermedi

Yazar seçtiği karakterlerle alaturka ve alafranga yaşam tarzlarını kıyaslamamızı sağlıyor. Bu iki yaşam tarzını bir karakterde harmanlayarak toplum olarak iki uç arasında sıkılmışlığımızı ve denge arayışımızı ete kemiğe büründürüyor.Değişen ve değişirken içi boşalan şartlara inat inandığı değerlerden taviz vermeyen yüksek tahsilli Avrupa görmüş bir adamın iş arayışı, bocalayışları, gördükleri ve duydukları karşısında huzursuzlanan bacağı...Zamanda bir yolculuk, hüzün ve değişim...Yapılan en güzel yanlışlar... Geç kalınmış boğazda düğümlenen bir aşk... Bu kez Osmanlı dönemine ait mezar taşlarının, camilerinin, yapıların pek dikkat etmediğimiz estetik yönüne dikkat çekerek bu alandaki değişimi gözler önüne seriyor, modern şehirleşmeyi eleştiriyor. Ülkemizin yıllardır boğuştuğu sağ-sol çatışması, başörtüsü sorunu  gibi siyasi sorunları irdeliyor. Değişim, yenilik, batılılaşma gibi kavramları sorgulatıyor. Tüketim alışkanlıklarımıza, ticaret anlayışımıza ve ekonomik temellerimize el atıyor.Ülke olarak kalkınmamızın önündeki engelleri şu şekilde sıralıyor:
1-Düzensizlik
2-Hukuksuzluk
3-Özgüven eksikliği
4-Hareket eksikliği
5-Dertsizlik
Kitap daha çok sonuncu tespitle ilgili. Memleket meseleleriyle okurunun  huzurunu kaçırıp dertlendirmek istiyor adeta. Kitabın sonu ise isyan ahlakıyla harekete geçmenin bir örneğini sergiliyor. Değişen, yozlaşan, içi boşalan, özden uzak, yapay, çakma, suni ne varsa hepsine isyana davet ediyor.
İyi okumalar...Huzurunuz kaçar inşallah :)

Şeyma Öztürk 
 07 Mar 2017 · Kitabı okudu · 2 günde · 7/10 puan

Huzursuz bacak... Ah ne kötü bir rahatsızlıktır, yakınlarımdan bilirim. Eseri alırken acaba huzursuz bacak sendromuyla uzaktan yakından bir alakası var mıdır hikâyenin diye düşünmedim değil. Garip ama bir sendrom etrafında güzel bir hikâye kurgulamış Mustafa Kutlu. :)

Eserde yer alan baş kahramanımız yurtdışında doktorasını tamamladıktan sonra ülkesine döner ve işte o zaman hayat kariyeri başlar. Türkiye'nin acınası durumunu görünce huzursuz bacak sendromu kahramanımızın kapısını çalar ve böylece hikâyemizin ismine konuk olur bu sendrom.

Huzursuz bacak olgusu etrafında yazar ülkenin pek çok sorunundan dem vuruyor kitapta. Ülkesine hizmet etme aşkıyla yanan, kendi ülkesinde adam yerine konulmamasına veyahut torpile, ikiyüzlülüğe boyun eğerek çalışmasının söylenmesine rağmen dik duruşunu bozmayan bir kahramanın hayat hikâyesiyle tanışıyoruz eserde. Ayrıca alaturka bir yaşam ile alafranga bir yaşamı kıyaslama imkânı veriyor okuyucuya anlatılanlar.

Kitap içerisinde altı çizilebilecek çok tatlı cümleler mevcut. Bunun yanı sıra "Her zamanki bizim Mustafa Kutlu" diyebileceğiniz tarzda yine hoş bir eser. Her ne kadar bir Mavi Kuş olmasa da okunmaya değer bir hikâye olduğunu düşünüyorum. Okumayı düşünenler için şuraya bir alıntı bırakalım. :)

"Çağımızda dürüst adam kaldı mı?
Artı yanında hediye olarak bir miktar saflık. Alaturka bir hediye ama olsun.
Bütün bunlardan öte sadakat."

Huzursuz Bacak benzeri kitaplar

Şaşkan# 
04 Ara 2017 · Kitabı okudu · 8 günde · Beğendi · 8/10 puan

Okuduğum Üçüncü Mustafa Kutlu kitabı. Öyle içindesiniz ki kitabın yazarla birlikte dolaşıyorsunuz eski İstanbul sokaklarını. Sanki Hikayenin kahramanınín ailesinden bir fert siniz.

Sümeyye Koçak 
29 Oca 2017 · Kitabı okudu · 6 günde · Beğendi · 10/10 puan

Mustafa Kutlu'nun okuduğum ikinci kitabı. İlk Uzun Hikaye'yi okumuştum. Ondaki gibi bu kitabın sonu beni hem duygunlandırdı hemde düşündürdü.
Dili günümüz türkçesi olduğundan rahat okunuyor. Kitabı çok beğendim ve her satırını merakla okudum diyebilirim. Ayrıca kitap çok eğlenceliydi. Yüzümde hep bir tebessüm ile okudum. :)

Huzursuz Bacak, uzun yıllar yurt dışında yaşamış, muhafazar gelenekten gelen Ömer Faruk'un, 12 Eylül sonrası tekrar ülkeye dönüşü sonrası eğitim,ekonomi, iş ve sanat hayatına kadar yaşanan değişimi anlatan güzelim öyküsü. Bir nevi "Eskinin mücahitleri müteahhit oldular." sloganının resmedilişi.
Muhafazakar geleneğin, bireyden hareketle yaşadığı değişimi sade ve tatlı bir üslupla bize anlatan Kutlu, hikayesinin sonunda yine buruk bir tat bırakıyor. Kapitalizm çağında "islam" kelimesinin anlamını bilmeden para ve makam uğruna yaşanan değişim sanırım bizden daha çok şey götürecek. Üzülerek ve ibretle izlemekteyim günümüz mücahitlerini(!)

*GÜLŞAH 
13 Ara 2017 · Puan vermedi

Huzursuz bacak, kol, göz, yürek, kalp, mide, ciğer vb. uzuv ve organlarımın huzursuz olduğu şu zamanlarda Mustafa Kutlu'nun kahramanıyla tanışmak iyi geldi. İstanbul sokaklarını alaturka-alafranga hayat çerçevesinde dolaşmak da öyle.

Feyza Sönmezocak 
 09 Oca 00:38 · Kitabı okudu · 1 günde · Beğendi · 10/10 puan

#okudumbitti
Kutlu'nun hikayeleri arasında şiddetle önerebileceğim bir kitap: #huzursuzbacak
Yıllar sonra memleketine dönüş yapan bir adamın ülkesine dair gözlemleri.Memleket hasretiyle yurda dönen bu adam ülke meseleleri ile dertleniyor.Ve huzursuz bacak (HSB) sendromuna yakalanıyor.
"Bu huzursuz bacak bana ülkemin hatırası oldu.Ne zaman bir olumsuz durumla, bir düş kırıklığı,dramatik bir hal,bir zulüm, bir soygun,bir haksızlık,bir yanlışlık görsem bacak tıklıyor.Beni de uyku tutmuyor...
Bacağımı seviyorum.Her gece uyandırıp beni memleket meselelerini düşünmeye sevk ediyor.Bu huzursuzluğu duymak bile bir şeydir." [ s.38/s.42 ]
Kitabın ilk baskısı 2008'de yapılmış.Bunu göz önüne alırsak güncelliğini koruyan ve günümüze dair de çarpıcı tespitleri olan bir kitap.Evet herkes memleket meseleleri ile hemhal oluyor, olumsuz bir durum karşısında huzursuz oluyor ancak çoğumuz kuru kuru eleştirmekten öteye gidemiyoruz.Karanlığa küfretmeyi bırakıp bir mum yakamıyoruz. Kitaptaki kahramanımız uzunca gözlemlerden sonra huzursuzluğu bırakıyor ve Kutlu'nun Hüzün ve Tesadüf kitabındaki 'Bir Şey Yap' hikayesinde olduğu gibi güzel olan,huzura vesile olan,rikkate yol açan,şevk veren ve hakikate işaret eden BİR ŞEY yapıyor. Ne mi yapıyor ?
Merakınızı celbetmek için söylemeyeyim.
Kutlu'nun bu eşsiz kitabını okuyunca siz öğrenin :)

Hasan Gökberk ÖZKAN 
23 Kas 2017 · Kitabı okudu · Beğendi · 9/10 puan

Çok güzel bir kitap. Ama şöyle bir durum zaman bütünlüğü yok. Akıcı bir dili var okumanızı tavsiye ederim. Hem kitap ucuz alın okuyun ya da sevdiklerinize hediye edin

Çağrı Taş 
27 Kas 2017 · Kitabı okudu · 5 günde · Beğendi · 8/10 puan

Mustafa Kutlu`nun okuduğum ilk kitabı. Tavsiye üzerine okuduğum bir yazar. Pişman değilim iyi ki okumuşum. Kitap aslında hepimizin bildiği toplumsal sıkıntıları bizi hiç sıkmadan bize aktarabiliyor. Akıcı bir dile sahip. Ülkemizde yaşanan sıkıntılar hakkında çok güzel tespitler var. Okurken insanın bacağı tıklamaya başlıyor.

Beyza Kayapınar 
15 Şub 23:02 · Kitabı okudu · 5 günde · Beğendi · 7/10 puan

Kahramanın sembolik bir bacak sorunu vardır. Yurtdışına çıkan Ömer, memleketine döndüğünde umduğunu bulamaz.Ömer ülkesi için birşeyler yapıp bulunduğu halden kurtarmak ister ama kimse Ömer'i umursamaz... Bana kalırsa Mustafa Kutlu'nun en güzel kitaplarından biri.

2 /

Kitaptan 79 Alıntı

senanur 
24 Eki 2016 · Kitabı okudu · Puan vermedi

Dört bir yanım ezan sesi ile kaplanıyor,şükür Rabbime,şükür.
Ezan sesi semalarda yükseldikçe,elbette bir hayatımız vardır.

Huzursuz Bacak, Mustafa KutluHuzursuz Bacak, Mustafa Kutlu

".....Dört bir yanımı ezan sesi kaplıyor. Şükür Rabbim'e. Ezan sesi semalara kadar yükseldikçe elbette bir hayatımız vardır. Tövbe kapısı açık,gayret kuşağı yanı başımızdadır. Gayret bizden,tevfik Allah'tan....."

Huzursuz Bacak, Mustafa Kutlu (Sayfa 124)Huzursuz Bacak, Mustafa Kutlu (Sayfa 124)

"Biz böyleyiz işte, ikinci el bir hayata evet demişiz.Varoluşçuluk, sürrealizm, bugün için postmodernizm hep öyle.Çıkara çıkara Türk Einstein'ini, Sivaslı Sindi'yi çıkarıyoruz.Gelişen bir şehrimizi “Doğu'nun Paris'i” ilan ediyoruz."

Huzursuz Bacak, Mustafa KutluHuzursuz Bacak, Mustafa Kutlu
Ahmet 
13 Eki 2017 · Kitabı okudu · 9/10 puan

" İnsanoğlu unutkan ve nankördür. Elindekinin kıymetini bilmez, kaybedince mızıldanır. "

Huzursuz Bacak, Mustafa Kutlu (Sayfa 50)Huzursuz Bacak, Mustafa Kutlu (Sayfa 50)
Ahmet 
13 Eki 2017 · Kitabı okudu · 9/10 puan

" Nereye bir gökdelen dikilmişse, orada paganist gücün paradan başka ilah tanımayan kanunu geçer. "

Huzursuz Bacak, Mustafa Kutlu (Sayfa 119)Huzursuz Bacak, Mustafa Kutlu (Sayfa 119)
Semira Yavuz 
02 Mar 2017 · Kitabı okudu · Beğendi · 10/10 puan

Pencereden Kuş Uçtu
Yahya Kemal gibi yapıp bir tepeye çıkmalı (Tepe mi kaldı ya!),oradan bakmalı.

Huzursuz Bacak, Mustafa Kutlu (Sayfa 36 - Dergah)Huzursuz Bacak, Mustafa Kutlu (Sayfa 36 - Dergah)
Ahmet 
13 Eki 2017 · Kitabı okudu · 9/10 puan

" Ülkemizin ve insanımızın yaşadığı uzun sürmüş bir kırılmadır. "

Huzursuz Bacak, Mustafa Kutlu (Sayfa 54)Huzursuz Bacak, Mustafa Kutlu (Sayfa 54)