Huzursuz Bacak

7,7/10  (21 Oy) · 
77 okunma  · 
13 beğeni  · 
896 gösterim
İçimde yıllar sonra memlekete dönmüş olmanın sevinci, ellerimde bavullar, havaalanının kalabalık telaşından kurtulup bir taksiye doğru yürürken azıcık terlemiş alnıma huzurun sessiz, sakin, ama garip bir şekilde ürpertici eli dokunuverdi...

Bavulları bıraktım, terimi sildim. Tam bu sırada o boz renkli kertenkele, ayaklarımın ucundan sessiz, sakin ama garip şekilde ürpertici bir bakışla süzülerek geçip gitti.
  • Baskı Tarihi:
    2013
  • Sayfa Sayısı:
    164
  • ISBN:
    9789759951399
  • Yayınevi:
    Dergah Yayınları
  • Kitabın Türü:
Rıfat ÇELEBİ 
02 Şub 15:10 · Kitabı okudu · 2 günde · Puan vermedi

Yazar seçtiği karakterlerle alaturka ve alafranga yaşam tarzlarını kıyaslamamızı sağlıyor. Bu iki yaşam tarzını bir karakterde harmanlayarak toplum olarak iki uç arasında sıkılmışlığımızı ve denge arayışımızı ete kemiğe büründürüyor.Değişen ve değişirken içi boşalan şartlara inat inandığı değerlerden taviz vermeyen yüksek tahsilli Avrupa görmüş bir adamın iş arayışı, bocalayışları, gördükleri ve duydukları karşısında huzursuzlanan bacağı...Zamanda bir yolculuk, hüzün ve değişim...Yapılan en güzel yanlışlar... Geç kalınmış boğazda düğümlenen bir aşk... Bu kez Osmanlı dönemine ait mezar taşlarının, camilerinin, yapıların pek dikkat etmediğimiz estetik yönüne dikkat çekerek bu alandaki değişimi gözler önüne seriyor, modern şehirleşmeyi eleştiriyor. Ülkemizin yıllardır boğuştuğu sağ-sol çatışması, başörtüsü sorunu  gibi siyasi sorunları irdeliyor. Değişim, yenilik, batılılaşma gibi kavramları sorgulatıyor. Tüketim alışkanlıklarımıza, ticaret anlayışımıza ve ekonomik temellerimize el atıyor.Ülke olarak kalkınmamızın önündeki engelleri şu şekilde sıralıyor:
1-Düzensizlik
2-Hukuksuzluk
3-Özgüven eksikliği
4-Hareket eksikliği
5-Dertsizlik
Kitap daha çok sonuncu tespitle ilgili. Memleket meseleleriyle okurunun  huzurunu kaçırıp dertlendirmek istiyor adeta. Kitabın sonu ise isyan ahlakıyla harekete geçmenin bir örneğini sergiliyor. Değişen, yozlaşan, içi boşalan, özden uzak, yapay, çakma, suni ne varsa hepsine isyana davet ediyor.
İyi okumalar...Huzurunuz kaçar inşallah :)

Sümeyye Koçak 
29 Oca 23:55 · Kitabı okudu · 6 günde · Beğendi · 10/10 puan

Mustafa Kutlu'nun okuduğum ikinci kitabı. İlk Uzun Hikaye'yi okumuştum. Ondaki gibi bu kitabın sonu beni hem duygunlandırdı hemde düşündürdü.
Dili günümüz türkçesi olduğundan rahat okunuyor. Kitabı çok beğendim ve her satırını merakla okudum diyebilirim. Ayrıca kitap çok eğlenceliydi. Yüzümde hep bir tebessüm ile okudum. :)

Mehmet Y. 
08 Tem 2015 · Kitabı okudu · Puan vermedi

Mustafa Kutlu'ya yakışan güzel bir hikaye daha...
Kutlu, uzun yıllar yurt dışında yaşamış ve 12 Eylül Öncesi İslami kesimde yer almış olan bir kişinin İstanbul'a gelişiyle birlikte yaşadığı 4-5 günü anlatıyor. Çok şeyin değiştiğini, eski dostlarının değiştiğini kahvehaneden, iş görüşmesine, seminerden, üniversite ortamına kadar tahkiye ediyor.
Hikayenin sonunda ise babadan kalan çiftlikte organik tarım yapmaya karar veriyor. Çiftlik kahyasının isminin Adem olması, eşinin olması ve yalnız yaşamaları güzel bir gönderme oluyor tabii. En başa dönmek!

Fatma Nur DOĞAN 
 19 Haz 2016 · Kitabı okudu · 6 günde · Puan vermedi

Yazar herhangi bir şeyi, çok iyi bildiği bir şeyi, acaba bir sayfa sonra ne olacak merakını hiç kaybettirmeden anlatıyor.
Huzursuz Bacak’ın kahramanı Ömer Faruk, üniversite yıllarında memleket meseleleri üzerinde çatışma yanlısı değil, uzlaşımcı bir tavır sergilemesine rağmen babasından her seferinde ihtar almış; bu yüzden de yüksek tahsili için yurtdışına gönderilmiştir. Huzursuz bacağın tıklamaya başlaması, işte bu yurtdışından ülkeye dönüş ile başlar. Memleketi, ailesi ve de arkadaşları bıraktığı gibi değildir. Kendisinin özlem duyduğu her ne varsa, artık çoktan vazgeçilmiştir burada. Mazi ile şimdiki zaman arasında uçurumlar vardır. Ülkede maddi kıymetlerin beraberinde manevi kıymetlerin de değişmesi, Ömer Faruk’u bir arayışa iter. Kutlu’nun diğer hikâyelerinden farklı olarak şehir hayatının, meselelerinin göbeğinde başlayan bu hikâye; babadan kalma bir çiftlikte, toprağın şifalı ellerinde nihayet bulur. Huzursuz bacağın tıklaması, toprağa basınca kesilir.
Huzursuz Bacak, okunmaya; fikredilmeye değer bir eserdir. Çünkü bu hikâyede Türk toplumunun, bireyinin, memleket meselelerinin analizi vardır.
Hikâyenin yayın tarihiyle şu anki tarih arasında yedi sene olmasına rağmen maalesef sorunlarda bir çözümlenme görülmediğinden okurken hiç yabancılık çekmeyeceksiniz.
Keyifli Okumalar :)

Kitaptan 61 Alıntı

nurse'na 
24 Eki 2016 · Kitabı okudu · Puan vermedi

Dört bir yanım ezan sesi ile kaplanıyor,şükür Rabbime,şükür.
Ezan sesi semalarda yükseldikçe,elbette bir hayatımız vardır.

Huzursuz Bacak, Mustafa KutluHuzursuz Bacak, Mustafa Kutlu

".....Dört bir yanımı ezan sesi kaplıyor. Şükür Rabbim'e. Ezan sesi semalara kadar yükseldikçe elbette bir hayatımız vardır. Tövbe kapısı açık,gayret kuşağı yanı başımızdadır. Gayret bizden,tevfik Allah'tan....."

Huzursuz Bacak, Mustafa Kutlu (Sayfa 124)Huzursuz Bacak, Mustafa Kutlu (Sayfa 124)
Sümeyye Koçak 
 24 Oca 22:29 · Kitabı okudu · İnceledi · Beğendi · 10/10 puan

Ölüm dahi üzerinden zaman geçtikçe eskiyor.

Huzursuz Bacak, Mustafa Kutlu (Sayfa 51)Huzursuz Bacak, Mustafa Kutlu (Sayfa 51)
Sümeyye Koçak 
28 Oca 12:24 · Kitabı okudu · İnceledi · Beğendi · 10/10 puan

Bu acı içinde kıvranırken birden ezanlar patlıyor. Dört bir yanım ezan sesi ile kaplanıyor.
Şükür Rabbime, şükür.
Ezan sesi semalara yükseldikçe elbette bir hayatımız vardır. Tövbe kapısı açık, gayret kuşağı yanı başımızdadır. Gayret bizden tevfik Allah'tan.

Huzursuz Bacak, Mustafa Kutlu (Sayfa 124)Huzursuz Bacak, Mustafa Kutlu (Sayfa 124)
Buket 
04 Eyl 2016 · Kitabı okudu · Puan vermedi

Anadolu kökenli bir esnaf ailesi ne kadar çalışırsa çalışsın, iki üç kuşak içinde ancak dış görünüşünü değiştirebilir.

Huzursuz Bacak, Mustafa Kutlu (Sayfa 16)Huzursuz Bacak, Mustafa Kutlu (Sayfa 16)
Mehmet Emin 
18 Nis 2015 · Kitabı okudu · 10/10 puan

Bir kentsel dönüşüm olmalı. ''Kentsel dönüşüm''; fiyakalı bir söz. Ama nasıl? Kentin dönüşümü sadece mekana makyaj yapmakla olmaz. İnsanı yetiştirmek lazım. O da çok yönlü bir iş.

Huzursuz Bacak, Mustafa KutluHuzursuz Bacak, Mustafa Kutlu
Fatma Nur DOĞAN 
18 Haz 2016 · Kitabı okudu · İnceledi · Puan vermedi

Yeter ki insan kaybolmasın, insan bozulmasın. Eşyayı, etrafı yenilersin; düzeltirsin ama bozulan insanı düzeltmek zordur, kim bilir kaç nesil alır.

Huzursuz Bacak, Mustafa Kutlu (Sayfa 122 - Dergâh yayınları)Huzursuz Bacak, Mustafa Kutlu (Sayfa 122 - Dergâh yayınları)