Ömür

Ömür
@omrtba
Dik dur ve Gülümse bırak neden gülümsedigini merak etsinler.. (Bibliosmia/Overthinker) youtube.com/watch?v=4UmZNYh...
Anesteziyoloji
İstanbul
Mersin, 29 Nisan
567 okur puanı
Haziran 2017 tarihinde katıldı
Ey gönlüm, neden bu kadar çok seviyorum ben bu kadını dersin? Beni karşılıksız sevdiğinden dolayı mı? Yoksa sonsuza kadar seveceğini bildiğim için mi? Ya da yüz hatlarının beni heyecanlandırmasından mıdır? Peki ya elimi asla bırakmayacakmış gibi sımsıkı tutmasından dolayı mı? Hepsi onu sevmek için bir neden benim için. Sonra hepsi toplanıyor adına aşk deniyor. Hem de ne aşk. Bu kadın tam sevilmelik kadın, her hareketiyle duruşuyla tavrıyla kendine çekiyor beni. Mıknatısın iki ayrı kutbuymuşuz gibi hissediyorum bazen, çekimi bir o kadar kuvvetli. Ve aynı zamanda hiç ayrılmayacağımıza da inanıyorum. Bu denli birbirine bağlı insanlar uzak kalmamalı, çok sevmeli birbirini. Ne dersin Sevgilim ?
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
Bir Gece Kırdılar Kalemimi Aşkın Mahkemesinde . Müebbet Verelim Dedi Özlem Hayır ! İdam Edelim Dedi Hasret . Tutuştular Kavgaya Yanlızlık Girip Ayırdı Onları Bırakın Dedi ! O Benim . Ben Onu Her Gece Yavaş Yavaş öldürürüm …
Papatyaları seviyoruz diye topraktan ayırışımızdan belli değil mi severken öldürdüğümüz..
Sevgili Anne; Bu gün biriyle tanıştım, hiç dinlemedim onu hep ben konuştum. Konuşacak o kadar çok şeyim varmış ki bir an kendi kendime şaşırdım. "Ömür' sen ne yapıyorsun" dedim. "Her şey, her yerde anlatılmaz biraz sus" dedim. Sustum, sustum, sustum. Sonra o konuşmaya başladı. "iki saatir hiç konuşmadın, biraz ben senin başını ağrıtayım" dediğinde anladım. iki saatir konuşmadığımı.. Hiç kitap okuyor musun ? diyerek kitaplardan başladı, ben de başladım Travma'yı anlatmaya.. Yazarın incelikle sergilediği empati gücünü, sürükledikçe sürüklemesini falan filan işte. Anne kızarsın şimdi kitabı anlatım diye; Sakın kızma, içindekilerden bir kelime dâhi bahsetmedim. küçük yaşta öğretmiştin; kitapların ve insanların özeti olmaz diye; unutmadım. Sonra da ben sordum nezaketen.. "Ya sen" diyerek. Başladı bana Alex'i anlatmaya hani şu futbolcu olan değil. Bir insanın çaresiz kalışını, bir insanin intikam duyusunu.. oda benim gibi kitabin içinden bir kelime dâhi etmiyor. meraktan içim içimi kemiriyor ama bu kitapta ne var, ne yok diye de soramıyorum... ve bir anda tüm cesaretimi toplayıp "senin anlattığın kitabı benim merak ettiğim gibi sen de benim anlatığım kitabı merak ettin mi" dedim.. bir an havada sessizlik oluştu. "bazen konuşmanın dili yoktur. bazen düşünmenin dili yoktur. bazen susmanın dili yoktur. bazen hissetmenin dili yoktur" deyi verdi.. devamını zihniniz de canlandırır mısınız... Yazıda adı geçen kitaplar: Alex / Pierre Lemaitre , Travma/Steve Hamilton
Belki bir şiirde buluşur ellerimiz ben özlemi yazarım sen umudu  Öyle tastamam öyle kördüğüm gibi bekleriz birbirimizi..