Ömür

Ömür
@omrtba
Dik dur ve Gülümse bırak neden gülümsedigini merak etsinler.. (Bibliosmia/Overthinker) youtube.com/watch?v=4UmZNYh...
Anesteziyoloji
İstanbul
Mersin, 29 Nisan
567 okur puanı
Haziran 2017 tarihinde katıldı
Çoğu kişi sevdiğini “8 milyar insan içinden bir kişi” diye tanımlar ve örnek verir. Ama ben seni böyle değil bir kitapmış gibi örnekleyeceğim. Sanki büyük bir kütüphanedeyim, içinden birini alıp okumam gerekiyor. İşte o sensin, dikkatimi çeken kitap. Ezberlemek isteyip, anlatmak istediğim kitap. Alıyorum seni, yavaş yavaş, anlaya anlaya okuyorum. Noktasına virgülüne dikkat ede ede, duyguları hissederek okuyorum. Artık çok seviyorum, devamını merak ediyorum bu kitabın. Kimseye vermiyorum kitabı hatta kütüphaneyede koymak istemiyorum, çünkü başkası okumasın anlatmasın seni. Ama zorunluluk işte kitap benim değil kütüphanenin. Üzerinde gezecek gözlerden, sana değecek ellerden kıskanıyorum seni. Ben okudum bıraktım, başladım anlatmaya. İçinde geçenleri tam anlamıyla, ya da ekleye ekleye. En güzel yönleriyle, içindeki kötü olayları es geçerek. Ama gün geliyor kitabı başkasının elinde görüyorum ve o an hayat bitiyor. Yazar sadece benim için yazmamış seni, anlıyorum. Yavaş yavaş insanların elinde görmeye alışıyorum. Bir gün yeniden okumaya kalksam da eskisi kadar heyecan vermiyor. Zihnimde devamını getirmişim zaten başından okuyunca aynı şeyi hissettirmiyor. Noktasına virgülüne rağmen. Ama bu kitap güzeldi… diyorum çekip gidiyorum bir daha o kütüphanenin önünden bile geçmiyorum...
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖

Ömür

, bir kitap okudu
Puan vermedi·456 syf.·
2018 66. kitabı
Rebecca Donovan
7.6/10 · 190 okunma
Mümkün değil artık aynı yollarda yürümemiz, kemiklerim kırılmış ruhumda artık bi aşkın parçası olmaya da pek elverişli değil.. hani giderken "biz artık olamayız" demiştin ya.. Hatırlıyor musun? inceldi inceldi koptu.. önce bağlarımız sonra telefon kabloları da koptu artık sesini duymak istesem de aramayacağım, artık sesimi duymak istesen de ses tellerimi de kopardım.. "Gitme" diye avazım çıktığı kadar arkandan bağırmıştım.. bi dönüp ardına bakamadın.. Baksaydın da; zaten hiçbir şeyi değiştiremezdim zaten çoktan beynin ile ruhun arasında gel gitlerin parçası olmuşum habersiz kalmışımda sadece şimdi anlıyorum çok kırılmışım parçalarımı toplasam da izi kalacak eskisi gibi olmayacak git artık hoşça-KAL.
Kalemi kırılmış yazarin öfkesi var içimde bugün ilk okul sırasında silgisini kayip etmiş çocuğun gözleri var üstümde yetim bırakılmış duygular da yüreğimde kaldı meyhanenin en arka masasında dağıldı.. o yapmaz o gitmez o beni yarım bırakmaz o gelecek dedim durdum kendi kendime.. ağır bi sarhoşluk içinde seni sessiz kelimelere yükledim..gözleri saçları elleri..diye.. sesim çıkmaya başladıkça üstümde dostlar şikayetçi kadir abi tedirgin yine kırılacak masalar sandalyeler diye..bilmiyor kadir abide sadece masalar sandalyeler kırılıyor, dağılıyor sanıyor..kim bu masada demlense hemen öncesinde biraz kırıldı biraz döküldü buralarda dağıldı bilmiyor..işte..
Ben çok deli severim be sen bunu kaldırabilecek misin kendimden ödün veririm mesela asla ben demem tüm ilişkim senden ibaret olur kızınca ben ben olmaktan çıkarım ama seni kıracam diye ödüm kopar üstüne titrerim mesela boğulur musun senin canın bir yansa benim on değil. Ben ölürüm be ben çok deli severim sen bana gülümse yeter gitmeeeee..