Bir yeri, bir kişiyi ya da bir nesneyi özlemeyi nasıl somutlaştırabilirsin diye sorulsa, burnumda kokusunu hissederek, diye cevap veririm. Yani ‘özlem’i özlediğim şeyin kokusu ile somutlaştırabilirim. Bu zaman zaman olan bir durum bende. Bir yerden geçerken, oranın silüetinden, yanından geçen herhangi birinin parfümünden veya dinlediğin bir şarkıdan.. O an aklımda olmayan ama bilinçaltımın derinliklerinde saklanan bir özlem, özdeşleştirdiğim bir kokuyla burnuma gelir, gözümde canlanır. Bu öyle bir his ki o zaman dilimine geri götürür, aynı duygu durumunu, o an ki mutluluğu, saflığı ve samimiyeti içine sokar, anlıkta olsa özlemine sahip çıkar. Böyle durumlarda eğer koku burnuma çok keskin geldiyse gözümden yaş bile gelmiştir. Geriye gelmeyecek çok ama çok kıymetli anlar. Ben bu durumun ortaya çıkma sebebinin, aslımızı unutmamamız için beynimizin bize saflığı ve mutluluğu, kişiliğimizin yoğrulduğu güzel zamanları hatırlatmak için yaptığını düşünmeye başladım. Yani, büyüdükçe hayatın keşmekeşine ve de modern hayatın getirdiği gaddarlığa kapılıp gitmeyelim diye, hayat bizi biraz özlem ve bir tutam kokuyla sınıyor. Kısacası, sevdiklerinizi ve sevdiğiniz şeyleri, havayı, yapabiliyorsanız zamanı, derince içinize çekin, ileride lazım olacak. 🍀🍀