Söylentilerin, rivayetlerin gerçekmişçesine kabulüyle başlatılan yargılamada cellat tarafından yapılan işkence, itirafa giden süreçte çok önemli bir işleve sahiptir; hiçbir insan, hatta Papa bile, bu denli ağır bir işkenceye dayanamaz: “Acımasızca yapılan işkenceyle, gerçekte hiçbir zaman mevcut olmayan cadı yaratılmış olur.”
Bireyde kimlik parçalanmasına neden olan batıl inançlar toplumun bütünlüğünü zedelediği gibi, giderek doğal düzeni de bozmakta ve insanları yozlaştırmaktadır.
her ne kadar erkekler büyü uygulamalarının içinde bir biçimde yer alır görünse de, onların cadılar tarafından sadece bir araç olarak kullanıldıkları vurgulanarak kadında kimlik bulan cadı varlığı öne çıkarılır.
“şeytan emareleri” anlamına gelen stigma diabolicum cadının şeytanla işbirliği yaptığına dair emarelerdir: Ağlayamama durumu; cinsel organlar, saç diplerinde ve koltuk altlarında benler, siğiller, vücuda yayılmış lekeler ve bir iğne vücuda batırıldığında, kan akmamasıdır. Cadılıkla suçlanan kadınların saçlarının kesilmesi, cinsel organlar ve koltuk altlarındaki kılların tıraş edilmesinin nedeni “şeytan emaresi” bulmaktır.
Herhangi bir toplumda ruhani dünya gerçeğe dönüş(türül)ür, giderek gerçek dünyanın yerini almaya başlarsa, düşmanlık ve huzursuzluklar gerçek dünyaya hakim olur.