Süpürge, cadı figürünün ayrılmaz bir parçası haline geldiği dönemlerde genellikle kayın, huş gibi ağaçların kuru dallarındandır. Ağaçları perilerin mekanları kabul eden inanışın yaygınlık kazanmasıyla, süpürgelerin büyülü güçlerle yüklü olduğu kabul edilmiştir. Yine süpürgeyle toplanan pislikler, artıklar dışarı atılmaz, evin bir köşesinde biriktirilerek süpürgeyle birlikte ateşte yakılır, böylece, pisliklerin (zararlı maddelerin) yaşamsal mekanlardan dışarıya atılmasına aracılık eden süpürgenin tekrar eve girmesi engellenmiş olur. Bu yaklaşımın temelinde, süpürgenin tekrar eve girmesinin, yaşanılan mekan için zararlı büyü yapılmasına imkan verdiği inancı yatar. Süpürge aynı zamanda cadının boyunduruğu altına girmiş phallus’u (erkeği) çağrıştırır; çoğu kez çıplak cadının iki eliyle sıkıca kavradığı, bacakları arasından uzanan süpürge penisle özdeşleştirilmiştir. Sıkıca kavranan uzuv aynı zamanda cadının, erkek üzerindeki hakimiyetine de işaret etmektedir.