Kendini iki dünya arasında kalmış gibi hissetti; arkasında ılık, düzenli uygarlık; dışarıda serin, karanlık gizem. Hepimiz şiir yazarız ama şairler bunu kelimelere döker.
Charles'ın yere bakan yüzü de Sarah'ı sarsmıştı; düşüşünün hızlandığını hissetmişti; acımasız yer hızla yükselirken, insan böylesi derin bir uçuruma yuvarlanırken önlem almak neye yarar ki?
Kadın dönüp ona baktı; daha doğrusu bakışı onu delip geçmiş gibi geldi Charles'a. Sonraları, tekrar tekrar, Charles bu bakışın bir mızrak olduğunu düşündü: Tabi böyle düşünmek yalnızca nesneyi değil insanın üzerinde bıraktığı etkiyi de tarif ediyor.