Henüz kurulmamış bir hayal bırakın bana.
En karanlık geceme ışık,
En çaresiz anımda umut olsun.
Bazısı için intihara sebep,
Benim için yaşama sevinci olacak.
Belki ölümü bile unutturacak.
Bir hayal bırakın bana henüz yıkılmamış olsun.
Arabeskin dibini boylamış ruh halimle, ışıkları karartılmış masamda çalışmaya devam ederken şunu fark ettim ki, artık kaybettiğimde başladığım noktaya bile dönemez olmuştum.
Zaten artık, insanlar birbirini mutsuz gördüğünde değil de, mutlu gördüğünde "Neyin var?" Diye soruyorlardı. Sanırım mutsuzluk millet olarak bilinçaltımıza işlenmiş ve normal bir durum gibi benliklerimizde kabul görmüştü.