Arabeskin dibini boylamış ruh halimle, ışıkları karartılmış masamda çalışmaya devam ederken şunu fark ettim ki, artık kaybettiğimde başladığım noktaya bile dönemez olmuştum.
Zaten artık, insanlar birbirini mutsuz gördüğünde değil de, mutlu gördüğünde "Neyin var?" Diye soruyorlardı. Sanırım mutsuzluk millet olarak bilinçaltımıza işlenmiş ve normal bir durum gibi benliklerimizde kabul görmüştü.