Adını Tebrizi’nin Afganistan için yazdığı şiirden alıyor.
“Bu kentin ne çatısını aydınlatan ayları sayabilirsin,
Ne de duvarlarının gerisine gizlenen bin muhteşem güneşi.”
İnsanın savaşa, sığınmacıya, taraflara ve olaylara bakış açısı iki kadının dostluğu üzerinde yeniden biçimleniyor. Aynı ölüm elbisesini giyen Leyla ve Meryem’in elbiselerinden kurtulup kurtulamayacaklarını en az onlar kadar dert ediyoruz okurken. Bir gülüp bir üzülüyor, Afganistan’ın toprakları kadar zayıf da olsa kurtulacaklarını ümit ediyoruz. Uçurtma Avcısındaki kadar sağlam bir dostluğu yeniden tüylerimiz diken diken okuyoruz.