Giustiniani’nin eserleriyle alakalı bazı problemler saymış. İlk olarak Kolomb,
Saint George bankasına gelirinin onda birini bırakmış olamaz çünkü beş
parasız öldü.
“Hepsi bu,” dedi Saraiva, bitirince. “Cinselliğin Tarihi’nin üçüncü
cildinin notlarını baskıya verdikten iki hafta sonra hastaneye kaldırıldı.
AIDS’e yakalanmıştı. 1984 yılının yazında öldü.
Her çağın bilgisi kendisine yeni bir ‘gerçeklik’
oluşturuyordu. Sonra da bu fikrini diğer bağlamlara taşıdı. Bir yazarın sadece
kitaplar yazan bir insan olmadığını, onun da çağının dil okullarına, anlayışına
göre ve daha birçok etmene göre şekillendiğine inanıyordu. Diğer bir deyişle,
bir yazar da çağının ürünüdür.”
Bu yüzden birçok kişi Michel Foucault’nun yeni Immanuel
Kant olduğunu düşündü. Foucault, Kant’ın fikirlerini yeni bir bağlamda ele
aldı,” dedi Saraiva.
Kelimeler gerçeğin manifestosudur. Bu kitap bir bakıma mutlak doğru
kavramını yıkmıştır. Çünkü eğer düşünce tarzımız çağın baskın anlayışları ve
ön yargılarıyla kısıtlıysa bu da demektir ki objektif bir gerçeklik elde etmek
imkânsızdır.”