ivan milinski

ivan milinski
@orkusuga
Doğum ve dünyanın ilk algılanışları bir uyuyuş ve düşlerin en tatlısıdır: Ölüm bir uyanıştır. Erken ölmek uykusunu almamış bir insanı uyandırmak gibidir. Yaşlanınca ölmek, yeterince uyuyup sağlıklı bir uykuyu tamamlayıp kendi lehine uyanmaktır. İntihar ise uyuduğunun farkına varıp kendi kendini uyandırarak bitirdiğin bir kabus.
Sayfa 168
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
Hayatlarımız hep yanlış. Bir bireyin topluma ihtiyacı yoktur, bireye ihtiyacı olan toplumdur. Toplum bir savunma mekanizması, bir çeşit oto korunmadır. Birey, sürüde yaşayan hayvan gibi değil, kendi yalnızlığında, doğaya, hayvanlara ve bitkilere yakın, onlarla ilişki halinde yaşamalı. Hayatımızı değiştirmemeliyiz, onu yeniden gözden geçirmemiz gerektiğini şimdi daha iyi ve net görüyorum. Bunu farklı yaşayarak başlamalıyız. Fakat nasıl? İnanmak ve sevmek için kendimizi her şeyden önce özgür ve bağımsız hissetmeliyiz. Bu önemsiz dünyayı reddedip başka bir şey için yaşamalıyız. Fakat nasıl, nerede? İşte bu ilk yanılgı, ilk engel.
Sayfa 155
“... Hüzün kahkahadan daha iyidir; çehrenin üzgün görünmesine rağmen kalp daha sağlamdır.”
Sayfa 152
Aşk nedir? Bilmiyorum. Aşkı bilmiyorum değil, onu nasıl tanımlayacağımı bilmiyorum.
Sayfa 142
Aslında konumum ve çevrem yaşamam zorunda bırakıldığım bu son derece garip, gerçekdışı dünya sanki hasta bir beynin ürünü, kötü bir fantezi.
Sayfa 110