Kartal

Kartal
@ors_a
Milliyetçi TÜRK Burası benim günlüğüm.
Bazen bedenimiz evimizin en sevdiğimiz koltuğundayken,ruhumuz savaşlar içinde olabiliyor
Reklam
Düşün mü,konuş mu,sus mu, unut mu ? Buradan insan mı çıkar,tabut mu ?
“Uyurken bile uyanık ol İbrahim, ihanetin töresinde yiğitlik yoktur. İmar olmak için evvela viran olmak gerekir. Merak etmeyin ki, ödeşmeden bitmez ömür.”
2 çocuk düşünelim. İkisinin de elinden şekeri alınsın ve orada ağlasınlar. Sonra bu çocuklardan biri gitsin ailesine desin ki "şekerimi aldılar". Ailesi de çocuğunun üzülmesine dayanamayıp çözüm ne gerektiriyorsa onu yapmış olsunlar. Şimdi diğer çocuğu düşünelim. Bu çocuk da ailesine gitsin ve desin ki "şekerimi aldılar". '. Ancak bu çocuğun ailesi desin ki "kaybetmeseydin, yok sana başka şeker" diye azarlasın. Hatta malına sahip çıkamadığı için hırpalasınlar çocuğu. Sonra bu çocuk adaletini sağlamak için şekerini gasp eden adamın karşısına dikilsin ancak buradan da hüsranla ayrılmış olsun. Bu çocuk ağlamaktan ve devamında öfkelenmekten başka ne yapabilir? Bu çocuk için artık hiçbir şey eskisi gibi değil. Dünya güvenilmez bir yer ve o haklı bile olsa onu kimse korumaz. Aksine suçlanır bile. Ezilmemek için herkesten daha sert olmalı ve her an tetikte olmalı artık. Gün geliyor zaman geçiyor, bu çocuk büyüyor. Bir gün partneri ona "bugün neden beni aramadın?" diye gayet sıradan bir sesle sitem ediyor. Hemen "yine haksızlığa uğruyorum. Yine suçlanıyorum" diye geçiriyor. Bunun sonucunda da çaresizlik, engellenmişlik ve bu duyguları örtbas etmek için devasa bir öfke ortaya çıkıyor. Bunun sonucu olarak da partnerine sayısız geri dönülmeyecek sözler söylüyor; kendini kaybediyor. Tüm bu kriz anından sonra da yoğun bir pişmanlık yaşıyor ama nafile. Çok büyük laflar etti. "Bir anlık öfke" gibi görülen bir duyguyla işini, eşini, arkadaşını kaybetti. Bu kayıp sonucunda da noluyor sar başa tekrar. Şimdi burada kim suçlu? Ebeveynler mi, şekeri alan adam mı yoksa kişinin ta kendisi mi? Bence cadı avına biraz ara verip yargılamayı, yaftalamayı ve birilerini suçlamayı bir kenara bırakmalıyız. Çünkü yıllarca belki bunu yaptık ve şuan bu yazının bu satırına gelmişiz. Öfke bir kusur değil