Bilinmeyene güvenmek zorundayız çünkü şu an yaşadığımız hayat dışında bir ihtimali barındıran tek yer orasıdır. Bilinmeyen, tüm olasılıkları içinde barındırır; hayatınızda isteyebileceğiniz her şeyin mümkün olduğu yerdir. Bilinmeyene adım atacak cesareti bulup ondan korkmamaya başladığınızda hayatınızın değişmemesi imkânsızdır.
Bir olaya yüklediğimiz anlam (ya da düşünce) o olay karşısında nasıl hissedeceğimizi belirler. Bu anlam ya da düşünce o andan itibaren bakış açımızın filtresi olur. Bu yüzden gerçekliğin kendisini değil gerçeklik algısını yaşarız.
Karmaşık olan her şey her zaman daha küçük parçalara ayrılabilir. Hakikatse daha küçük bileşenlere ayrılmaz; onu hakikat yapan da budur. Bu yüzden hakikat her zaman basittir. Hakikati bulmak istiyorsanız basit olana bakın.