Vira bismillah
Osmanoğulları çok konuşmasını sevmedikleri gibi, uzun yazmaktan da hoşlanmazlardı. Osmanoğulları büyük iş yaparlar, fakat bundan bahsetmezlerdi.
Sayfa 22·Kitabı okuyor
Alıntı
“Egemenlik ve saltanat, hiç kimse tarafından hiç kimseye, bilim gereğidir diye, görüşülerek, tartışılarak verilmez. Egemenlik, saltanat, güçle, kudretle ve zorla alınır. Osmanoğulları zorla Türk ulusunun egemenliğine ve saltanatına el koymuşlardı. Bu tasallutlarını altı yüzyıldır sürdürmüşlerdir. Şimdi de Türk ulusu bu saldırganların hadlerini bildirerek, egemenlik ve saltanatını isyan ederek, kendi eline bilfiil almış bulunuyor. Bu bir olupbittidir. Söz ko-nusu olan, ulusa saltanatını, egemenliğini bırakacak mıyız, bırakmayacak mıyız sorunu değildir. Sorun zaten olupbitti olmuş bir gerçeği açıklamaktan ibarettir. Bu 'behemahal' olacaktır. Burada toplananlar, meclis ve herkes sorunu tabii görürse fikrimce uygun olur. Aksi takdirde, yine gerçek, usulü dairesinde açıklanacaktır. Fakat ihtimal bazı kafalar kesilecektir."
Sayfa 20
Alıntı
Fakat ihtimal bazı kafalar kesilecektir…
Osmanoğulları zorla Türk ulusunun egemenliğine ve saltanatına el koymuşlardı. Bu tasallutlarını altı yüzyıldır sürdürmüşlerdir. Şimdi de Türk ulusu bu saldırganların hadlerini bildirerek, egemenlik ve saltanatını isyan ederek, kendi eline bilfiil almış bulunuyor. Bu bir olupbittidir. Söz konusu olan, ulusa saltanatını, egemenliğini bırakacak mıyız, bırakmayacak mıyız sorunu değildir. Sorun zaten olupbitti olmuş bir gerçeği açıklamaktan ibarettir. Bu 'behemahal' olacaktır. Burada toplananlar, meclis ve herkes sorunu tabii görürse fikrimce uygun olur. Aksi takdirde, yine gerçek, usulü dairesinde açıklanacaktır. Fakat ihtimal bazı kafalar kesilecektir.
İş Bankası kültür yayınları
Elli yıllık sürgün döneminde Osmanoğulları ne devlet ne millet aleyhinde kampanyalar yürüttü ne Türkiye aleyhinde çalıştılar ne de aralarından maddi imkânsızlıklara rağmen yüz kızartıcı bir hayat süren çıktı.
Sayfa 16
Osmanoğulları ailesi diğer Avrupa hanedanları gibi değildi. Muhtelif bankalarda hazır milyonları yoktu. Bizzat son hükümdar bile fakruzaruret içinde öldü. Çıkarken hazineyi boşaltabilirdi, doğrusu bu onursuzluğu irtikab etmedi.
Sayfa 16
Saltanatın Kaldırılışı
Devrimin en kritik hamlesiydi. Kurtuluş Savaşı'nda bileğimizi bükemeyen itilaf devletleri, Lozan görüşmelerine Ankara Hükümeti'nin yanı sıra İstanbulHükümeti'ni de davet etmişti. Akılları sıra iki hükümeti "eşit" gibi görüyorlardı. Padişahlık makamını muhatap almaya, bu yolla korumaya gayret ediyorlardı. Mustafa Kemal masaya yumruğunu vurdu. Meclis'te sıranın üstüne çıktı. Belki de ilk kez sesini bu kadar yükselterek konuştu... "Hakimiyet ve saltanat hiç kimse tarafından hiç kimseye, ilim gereğidir diye, müzakereyle verilmez.Hakimiyet, saltanat, kuvvetle, kudretle ve zorla alınır.Osmanoğulları, zorla Türk milletinin hakimiyetine ve saitanatına el koymuşlardı. Bu tasallutlarını altı yüzyıldan bert sürdürmüşlerdir. Şimdi de Türk milleti, bunlara haddini bildirerek, isyan ederek, hakimiyet ve saltanatını fiilen kendi eline almış bulunuyor Mevzubahis olan, millete hakimiyetini bırakacak mıyız, bırakmayacak mıyız meselesi değildir... Zaten var olan bir hakikati kanunla ifadeden ibarettir. Bu, mutlaka olacaktır. Burada toplananlar meseleyi doğal olarak karşılarsa, fikrimce uygun olur. Aksi takdirde, hakikat yine usulüne uygun olarak ifade edilecektir. Fakat ihtimal, bazı kafalar kesilecektir!"
Sayfa 153·Kitabı okudu
Tarih