Gençler, kendilerine özgü bir şekilde, yetişkinlere kıyasla ölümün daha çok farkındadırlar. Çünkü yetişkinler, her zaman olduğu gibi 'dünyaya düzen getirmekle' meşgul olup dinin, sanatın ve politikanın yaygın ritüellerine katılmaktadırlar. Tüm bunlar, ölümü mitleştirir ve törenselleştirir; ona ritüel bir anlam yükler ve dolayısıyla da onu sosyal hayatın bir parçası haline getirirler. Öyleyse gençlik ve yaşlılık, yeniden doğmanın hayal edildiği zamanlardır."
"Ne var ki, az çok aşikar olan 'kibirlilik' bilgeliğin karşısında yer alan özelliktir. Bu, önce tam olma hissiyle başlayıp kafa karışıklığıyla devam ederek, sonunda çaresizliğe varan hislere karşı geliştirilen bir tepkidir."
"Freud'a göre insanoğlu, kendi ilkel tabiatını anlamaya inatla direnir ve onun daha gelişmiş olduğunu düşünüp onu mitleştirerek ilkelliğe yönelik sezgilerini soluklaştırma eğilimi taşır."