·
Okunma
·
Beğeni
·
957
Gösterim
Adı:
İnsanın 8 Evresi
Baskı tarihi:
Ekim 2014
Sayfa sayısı:
204
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786055134587
Kitabın türü:
Çeviri:
Gonca Akkaya
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Okuyan Us Yayınları
20. yüzyılın en önemli psikanalistlerinden Erik H. Erikson'un, insanın 8 evresini tanımladığı 'psikososyal gelişim kuramı' psikoloji dünyasında çığır açmıştır. Erikson'un evreleri, hem sosyal hem de psikolojik odaklanmayla, gelişimin psikoseksüel doğasını vurgulayan Freudyen düşüncede bir sıçramayı temsil eder. Freud, kişilik gelişiminde çocukluk yıllarının belirleyici olduğunu ve ergenlik yıllarından itibaren yetişkin kişiliğin kazanıldığını belirtirken; Erikson, kişilik gelişiminde çocukluk yıllarının önemini kabul etmekle birlikte, kişiliğin yaşam boyunca devam eden bir süreçte geliştiğini savunur.

Erikson insanın 8 evresini tanımlamakla birlikte, kendisi 90'lı yaşlarına yaklaştığında yeni gündelik zorluklar ve yeni gereksinimler oluştuğunu fark eder. Bunlara göğüs gerebilmenin de, ancak insan yaşamında dokuzuncu bir evrenin tanımlanmasıyla mümkün olabileceğine karar verir. İnsanın 8 Evresi'nin, Erikson'un eşi psikolog Joan M. Erikson tarafından kaleme alınan bu genişletilmiş baskısında yaşam döngüsüne katılan 9. evre de anlatılmaktadır.

"Erik, İnsanın 8 Evresi'ni yazdığında henüz 90'larına girmemişti. 80 yaşında yaşlılığımızı kabullenmeye başlamamıza rağmen, yaşlılıkla ilintili zorluklarla 90 yaşına yaklaşana kadar gerçekçi bir şekilde karşı karşıya kalmadığımıza inanıyorum. 90 yaşında âdeta bize yabancı bir bölgede uyandık. Önceden sezinlemiş olabileceğimiz ve tuhaf hatta komik diye başımızdan attığımız şeyler, kısa zamanda kaçınılmaz -ve kesinlikle hoş olmayan- gerçeklikler olarak karşımıza çıktılar. Üretkenlik yıllarının içinden geçerken yolun sonundaymışız gibi hiç hissetmemiştik. Yaşanacak yıllarımız olacağına kesin gözüyle bakıyorduk. 90 yaşında bakış açımız değişti; önümüzdeki görüntü sınırlı ve belirsiz bir hâl aldı. Muhtemel olduğunu her zaman bildiğimiz ama üzerinde durmadığımız ölümün kapısı artık yakındı."
(Tanıtım Bülteninden)
204 syf.
İnsanın 8 evresi:
(psikososyal kriz : kazanım - istenmeyen özellikler)

1. Temel güven - Temel güvensizlik: Umut - Vazgeçme
2. Özerklik - Utanç ve şüphe: İrade - Kompulsiyon
3. İnisiyatif kullanma - Suçluluk: Amaç - Ketlenme
4. Azim - Yetersizlik: Yetkinlik - Atalet
5. Kimlik - Kimlik karmaşası: Bağlılık - Rol reddi
6. Yakınlık kurma - Soyutlanma: Sevgi - Dışlayıcılık
7. Üretkenlik - Durağanlık: İçtenlikli ilgi - Reddedicilik
8. İçsel bütünlük - Umutsuzluk: Bilgelik - Kibir

Erikson'a göre her evrede bir psikososyal kriz bizi bekliyor. Dolayısıyla her evre bir kazanç fırsatı sunuyor. Aynı zamanda patoloji geliştirme riski de içeriyor.

Erikson, insan gelişimi için sadece temel kazanımların yeterli olmadığını, bir nebze de olsa istenmeyen özelliklere de ihtiyaç duyulduğunu ifade eder. Örneğin; Yakınlık kurabilmemiz için bir nebze de olsa dışlayıcılığa ihtiyacımız vardır. Dolayısıyla istenmeyen sonuçların hiç olmaması da, olumlulardan fazla olması da sıkıntılı bir duruma işaret.

Erikson her evredeki kazanım ya da istenmeyen özelliğin, kendinden önceki kazanımları ya da istenmeyen özellikleri de kapsadığını ifade etmektedir. Örneğin; son evredeki içsel bütünlük kavramı üretkenliğin daha kapsamlı halidir. Yine son evredeki umutsuzluk kavramı devam eden durağanlık hissidir. Dolayısıyla bilgelik, yaşlanınca aniden ortaya çıkan bir erdeme değil yaşam boyu gelişen bir sürece işaret eder.

Erikson'a göre "psiko-sosyal" terimi, "psiko-seksüel" gelişim kuramını tamamlamak amacını taşımaktadır. 1933 yılında Amerika'ya gidene kadar Viyana'da eğitim gören Erikson, Freud gibi organik temelli bir kuram ortaya atıyor.

Erikson'a göre gelişimsel bir niteliğin krize dönüşmesi ile evre başlamış olur. Evre sonunu belirleyen ise söz konusu niteliğin, baskınlığını bir sonraki niteliğe devretme mecburiyetidir. Bu devrediş ise gelişimin bütünlüğünün sağlanmasına hizmet eder.
204 syf.
·3 günde·Beğendi·Puan vermedi
Psikolojiyle aranız iyiyse okumanız gereken kitaplar arasında. Freud beyle çok farkları yok bence kendisi ilk 0-5 yaşın önemini kabul eder ama kişilik gelişiminin yaşam boyu devam ettiğini belirtir. Kuramında bu gelişimin 8 evresini çok iyi betimlediğini söyleyebilirim. Kişilik gelişimi konusunda çevreye önem verir. Cinsellikten çok EGO’yu ön palana çıkardığını görebiliyoruz. Freud’un aksine bir dönemde başarılamayan özelliğin o dönemde saplantı haline geldiğini söyler ama Erikson ilerleyen zamanlarda uygun şartlar oluşturulursa bireyin bu saplantılardan kurtulabileceğini belirtmektedir bence bu en önemlisidir.
Aslında hepimizin nihai hedefi giderek daha çok insan olmak , insanileşmektir .
Yaşadığımız dünyanın bizlere dayattığı limitlerin ötesine geçme özgürlüğünü keşfetmeli ve kendimizi gerçekleştirme arayışına girmeliyiz .
Günümüzde bazı hastalarda gözlemlenen “kendiyle” aşırı meşgul olma halleri, pekâlâ üreme arzusunun bastırılmasına ve bunun sonucunda ortaya çıkan kayıp hissinin yadsınmasına bağlanabilir.
Yaşamın başındayken kim olduğumuzu bize verilenler belirler.
Orta yasa geldiğimizde ve kendi ayaklarımız üzerinde durmayı nihayet başardığımızda , yasamlarimizi tamamlamak icin başkalarına bir şeyler vermemiz gerektiğini öğreniriz.

Kitabın basım bilgileri

Adı:
İnsanın 8 Evresi
Baskı tarihi:
Ekim 2014
Sayfa sayısı:
204
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786055134587
Kitabın türü:
Çeviri:
Gonca Akkaya
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Okuyan Us Yayınları
20. yüzyılın en önemli psikanalistlerinden Erik H. Erikson'un, insanın 8 evresini tanımladığı 'psikososyal gelişim kuramı' psikoloji dünyasında çığır açmıştır. Erikson'un evreleri, hem sosyal hem de psikolojik odaklanmayla, gelişimin psikoseksüel doğasını vurgulayan Freudyen düşüncede bir sıçramayı temsil eder. Freud, kişilik gelişiminde çocukluk yıllarının belirleyici olduğunu ve ergenlik yıllarından itibaren yetişkin kişiliğin kazanıldığını belirtirken; Erikson, kişilik gelişiminde çocukluk yıllarının önemini kabul etmekle birlikte, kişiliğin yaşam boyunca devam eden bir süreçte geliştiğini savunur.

Erikson insanın 8 evresini tanımlamakla birlikte, kendisi 90'lı yaşlarına yaklaştığında yeni gündelik zorluklar ve yeni gereksinimler oluştuğunu fark eder. Bunlara göğüs gerebilmenin de, ancak insan yaşamında dokuzuncu bir evrenin tanımlanmasıyla mümkün olabileceğine karar verir. İnsanın 8 Evresi'nin, Erikson'un eşi psikolog Joan M. Erikson tarafından kaleme alınan bu genişletilmiş baskısında yaşam döngüsüne katılan 9. evre de anlatılmaktadır.

"Erik, İnsanın 8 Evresi'ni yazdığında henüz 90'larına girmemişti. 80 yaşında yaşlılığımızı kabullenmeye başlamamıza rağmen, yaşlılıkla ilintili zorluklarla 90 yaşına yaklaşana kadar gerçekçi bir şekilde karşı karşıya kalmadığımıza inanıyorum. 90 yaşında âdeta bize yabancı bir bölgede uyandık. Önceden sezinlemiş olabileceğimiz ve tuhaf hatta komik diye başımızdan attığımız şeyler, kısa zamanda kaçınılmaz -ve kesinlikle hoş olmayan- gerçeklikler olarak karşımıza çıktılar. Üretkenlik yıllarının içinden geçerken yolun sonundaymışız gibi hiç hissetmemiştik. Yaşanacak yıllarımız olacağına kesin gözüyle bakıyorduk. 90 yaşında bakış açımız değişti; önümüzdeki görüntü sınırlı ve belirsiz bir hâl aldı. Muhtemel olduğunu her zaman bildiğimiz ama üzerinde durmadığımız ölümün kapısı artık yakındı."
(Tanıtım Bülteninden)

Kitabı okuyanlar 22 okur

  • Hilâl
  • Hazosnar
  • Hasan S.
  • Deniz Ayhan
  • Pêxwas
  • MD
  • Özlem zorlu
  • Sümeyye
  • Ramazan KOCAKAYA
  • Sinemis Özdemir

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%0
9
%14.3 (1)
8
%42.9 (3)
7
%14.3 (1)
6
%14.3 (1)
5
%14.3 (1)
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0