Şimdi, köylün var değil mi? Ne yapman gerekir? Onun o köylü yaşamını kanatların altına alman, koruman gerekir! Köylü nasıl var olur? Yani köylünün uğraşı nedir? Ekmek, biçmek, yediğimiz ekmeği üretmek, değil mi? O halde yapılacak şey, onun toprağı iyi süren, iyi eken, iyi biçen biri olmasını sağlamaktır. Bu yeterince açık değil mi? Ama bazı aklevveller çıkıyor ve "Köylüyü içinde bulunduğu bu durumdan çıkarmak gerek diyorlar. "Köylünün hali hal değil... çok kaba, ilkel bir yaşam sürüyor; köylünün güzel, şık şeylerle tanışmasını sağlamak gerek," diyorlar. Oysa o güzel, şık dedikleri şeyler kendilerini insanlıktan çıkarıp, bir paçavraya çevirmiş, bundan haberleri yok!
Sen köylüye iş ver, aş ver, eli para görsün, varlığı artsın ve boş zamanı kalsın, bak o zaman senin eline sopayı alip "Oku!" Demene gerek kalmadan, kendiliğinden nasıl okuyor!
Gerçek mutluluğun yalnızlıkta olduğunu ve insana yüce düşünceleri ancak yalnızlığın ilham ettiğini söyledi. Kitaplığını gördükten sonra da, insanı boşluktan kurtaran yapıtlarla dolu bir kitaplığı olduğu için ev sahibi bir kez daha övdü.