serife

serife
Yalnız başıma yattığım, Mezarın dışında, Titreşen güneş ışığı.

serife

, bir kitap okudu
10/10
·120 syf.·
8 saatte okudu
·
2025 15. kitabı
Sándor Márai
8.3/10 · 6,4bin okunma
Reklam
En büyük insanı sefaletin ortasında bile halledecek özel bir işim kaldığını biliyordum ve o yüzden, tıpkı kitapta yazdığı gibi , ne korka ne cesurdum, hayır,sakindim, fırtınada da savaşta da , çünkü bana kötü bir şey olamayacağını biliyordum.
Sayfa 97 - YKY Modern Klasikler·Kitabı okudu
Edebiyat
Çünkü dostluk ideal bir ruh hali değil. Dostluk katı bir kanun. Eski dünyada, üzerine büyük kültürlerin hukuk düzenlerinin kurulduğu en güçlü kanundu. Kişisel dürtülerin,bencilliğin ötesinde,insanların kalplerinde dostluğun kanunu yaşardı. Dostluk, erkeklerle kadınları umutsuz bir arzuyla birbirlerinin kollarına sürükleyen arzudan daha güçlüdür ve hayal kırıklığından muaftır,çünkü karşı taraftan hiçbir şey beklemez. İnsan dostunu öldürebilir ama iki kişi arasında çocuklukta oluşan dostluğu belki olum bile yok edemez: Onun anısı, tıpkı sessiz bir kahramanlığın anısı gibi insanların bilincinde yaşamaya devam eder.
Sayfa 76 - YKY Modern Klasikler·Kitabı okudu
Edebiyat
Yalnızlıkta insan her şeyle tanışıyor ve artık hiçbir şeyden korkmaz oluyor . Alınlarında ilahi bir Tanrıların gözdesi işareti parlayan insanlar kendilerini gerçekten seçilmiş hissederler ve dünyanın karşısına çıkışlarında kibirli bir güven vardır. Fakat eğer beni böyle gördüysen yanılmışsın. Bu doğru olsaydı, kıskançlığın beni tanınmayacak hale getirirdi . Niyetim kendimi savunmak değil, çünkü gerçeği arıyorum ve bunu yapan , aramaya kendinden başlamalı. Benim içimde ve etrafımda Tanrı'nın bir lütfü ve armağanı olarak gördüğün şey sadece saflıktı.
Sayfa 73 - YKY Modern Klasikler·Kitabı okudu
Edebiyat
Fakat ruhunun derinlerinde bir sancı saklıydı : Olduğundan farklı olma arzusu . Bu , bir insanın kaderden yiyebileceği en büyük silledir. Olduğundan farklı olma arzusu: Kalpte yanan hiçbir arzu daha acı verici olamaz . Çünkü insan hayata ancak kendisi ve dünya için taşıdığı anlamla uzlaşarak katlanabilir. Nasılsa öyle olduğu gerçeğiyle uzlaşmalı ve bu bilgece davranış için hayattan övgü almayacağını , kibirli , egoist , kel ya da göbekli olduğunu bildiği ve buna katlandığı zaman göğsüne madalya takılmayacağını bilmelidir . İnsan katlanmak zorundadır, işin bütün sırrı budur. Kendi karakterine , kendi tabiatına katlanmak zorundadır;çünkü ne tecrübe ne de kendi eksikliklerine, şahsi menfaatlerine ve açgözlülüğüne dair içgörü bir şey değiştirir. Arzularımızın dünyada tam bir yankısı olmayışına katlanmak zorundayız. Sevdiklerimizin bizi sevmemesine ya da umduğumuz gibi sevmemesine katlanmak zorundayız. İnsan ihanete , sadakatsizliğe katlanmak zorunda ; ve son olarak, ki bu bütün görevlerin en zoru , birisinin karakter ya da zeka yönünden kendisinden üstün olmasına da katlanmak zorunda.
Sayfa 72 - YKY Modern Klasikler·Kitabı okudu
Edebiyat
Reklam