1000Kitap Logosu
Rûhe
TAKİP ET
Rûhe
@ovodsever
Mən xoşbəxt bir kəpənəyəm; Ağlasam da, gülsəm də, Yaşasam da, ölsəm də..
Azərbaycan
26 Şubat
491 okur puanı
youtube.com/channel/UCk4UwYF8VA... | Youtube kanalımda kitaplar hakkında düşüncelerimi paylaşıyorum ve bir kaç konudışı video da yer almakta.
05 Şub 15:05 tarihinde katıldı.
ŞU ANDA OKUDUĞU KİTAP
125
Kitap
40
İnceleme
629
Alıntı
234
İleti
Tanıdığın kimse takip etmiyor
Ortak okuduğunuz kitap bulunmuyor
Rûhe
tekrar paylaştı.
Adem
Bir Köpeğin Hikayesi'ni inceledi.
96 syf.
·
1 günde
·
Puan vermedi
Sadık Köpek ve Nankör İnsanoğlu...
Bu kitap için normalde inceleme paylaşmayacaktım, çünkü spoiler vermeden anlatmam mümkün değil. Fakat değerli hocalarım; Murat Yolgın ve Rûhe 'nin "inceleme" demesi yeter tabisi :))) Ama spoiler olacak incelememde. Ona göre okuyup okumamaya kendiniz karar verirsiniz artık... Kitabımız 3 öyküden oluşmakta. Öykülerin isimleri sırasıyla; 1) Bir Köpeğin Hikayesi 2) Cennet mi Cehennem mi? 3) Beyaz Fil Bu üç öykü arasında en çok kitaba da adını veren, Bir Köpeğin Hikayesi isimli öyküyü beğendim. Kahramanımız entelektüel diyebileceğimiz zeki bir dişinin yavrusudur. Kendisi de dişi ve rol model olarak annesini görmekte. Başka bir aileye satıldığı ilk sıralarda aklına annesinin şu sözü geliyor; "Başkalarına yönelmiş bir tehlike anında kendini düşünme. Anneni düşün ve öyle davran." Yani filozof köpke, burda kızına sadakat aşılamış oluyor. Öykünün ilerleyen bölümlerinde evde bir yangın çıktığını, bebeğin zıbınının yandığını, bebeğin yanmasına ya da dumandan boğulmasına ramak kaldığını okuyoruz. Elbette ki kahraman köpeğimiz hemen olaya müdahale ediyor ve bebeği tehlike alanından uzaklaştırıyor. Bebeği köpeğin ağzında gören ev sahibesi ön yargısına yenilip, masum köpkenin ayağına sopayla feci bir vuruş yapıyor. Zavallı köpke bir süre tavan arasına saklanıp korku içerisinde bekliyor. Ve diyor ki; "Korku acıdan güçlüdür!" Korkuyor masum hayvan, tavan arasına büzüşmüş bekliyor. Neyse ki aptal kadın köpeğe vurduktan hemen sonra yangını fark ediyor ama köpek bunu anlayamıyor o yüzden uzun süre saklanıyor. Açlıktan gözleri kararana kadar sürüyor bu saklanma. Sonra buluyorlar "Ah canım benim, sen ne zeki ne sadık bir hayvanmışsın... Biz insanlar aptalız, bu hayvan çok zeki, çok sadık..." gibi cümlelerle günah çıkartıyorlar. Ama hikaye burda bitmiyor; zavallı köpekçiğe yaptıkları son bir **hpelik var maalesef. Bunu da okuyunca görürsünüz artık. İkinci öykümüzde yalan felsefesi işlenmiş. Tüm insanlar yalan söyler mi, ne zaman yalan söyler, yalan söylemek her zaman kötü müdür, yalan söyleyenler cehenneme mi gider gibi konular. Hristiyanlık inancı ile Suç ve Ceza kavramının harmanlanması diyebiliriz. Bence gayet güzeldi... Üçüncü öyküde ise kaybolan değerli bir Beyaz Fil arıyoruz. Dedektifler, müfettişler ekseninde dönen bir hikaye. Yani bu kişilere bir taşlama, bir hiciv diyebiliriz. Biraz Aziz Nesin tadı aldığım bir öykü oldu bu da. Konu saçma olsa da komik :))) Keyifli bir kitap, okumanızda fayda var. Küçük hacimli bir kitap ve haliyle küçük hacimli bir inceleme :)) Hoşça kalın, keyifli okumalar...
Bir Köpeğin Hikayesi
Okuyacaklarıma Ekle
1
5
Rûhe
bir alıntı ekledi.
Özbilinç, duyguların yoğunluyla dağılabilecek abartılı bir tepki vermeye ya da algılananı abartmaya açık bir dikkat hali değildir. Tam tersine, fırtınalı duygular içinde bile kendine yönelik olabilmeyi sürdüren tarafsız bir haldir. William Styron derin depresyon halini yazarken, “ikinci bir ben’in - dublörünün çılgınlığını paylaşmadan onun mücadelesini sakin bir merak içinde izleyen hayalet benzeri bir gözlemcinin - kendisine eşlik ettiği” hissinden söz ederek zihnin tam da bu özelliğine değinmektedir.
12
Rûhe
bir alıntı ekledi.
Eski bir Japon masalına göre, kavgacı bir samuray günün birinde bir Zen ustasını cennet ve cehennem kavramlarını açıklamaya davet eder. Ancak rahip onu küçümseyen bir tavırla, “Sen eşeğin tekisin. Senin gibilerine zaman harcayamam,” der. Onuru zedelenen samuray, öfkeden köpürerek kılıcını kınından çıkarıp, “Seni bu küstahlığın için öldürebilirim,” diye bağırır. “İşte,” der Zen rahibi sakince, “bu cehennemdir.” Samuray, kapıldığı öfkeyi ima eden ustanın doğru sözleri karşısında irkilir ve sakinleşerek kılıcını yerine koyar. Sonra da eğilip, kendisine kazandırdığı içgörü için rahibe teşekkür eder. “İşte bu da cennettir,” der rahip..
15
Rûhe
bir alıntı ekledi.
Duyun Gardner'in sesini!..
Gardner bana şöyle söylemişti: “Artık yetenekler yelpazesi hakkındaki görüşümüzü genişletmenin zamanı geldi. Okulun, çocuğun gelişimine yapabileceği en büyük katkı, onu yetenekleri doğrultusunda en mutlu ve yeterli olabileceği bir alana yönlendirmektir. Biz bunu tamamen unuttuk. Bunun yerine herkesi, başarılı olursa en çok üniversite hocalığına uygun düşecek bir eğitime tabi tutup bu kısıtlı başarı standardına uyup uymadığına göre değerlendiriyoruz. Artık çocukları notlarına göre sıralamaya daha az; onların kendilerine özgü yetenek ve özelliklerini keşfetmelerine yardımcı olmaya ve bunları geliştirmeye ise daha çok zaman ayırmalıyız. Başarılı olmanın yüzlerce, binlerce yolu var ve hedefe ulaşmaya yardımcı olacak bir sürü değişik yetenek bulunuyor.
7
Rûhe
tekrar paylaştı.
Ben bu hayatta en çok anne olmayı sevdim”... Geçen 9yilimin değil yalnızca, 32 yılımın özeti bu cümle... Siz nasıl tarif edersiniz bilmiyorum ama annelik bir kadına verilmiş en yüce görev bence.....Cok yorgun,uykusuz oldugum gunlerde bile enerjimi tavan yaptiran varliklarim.....Iyi ki varsiniz....dogum gununuz kutlu olsun.....
1
54
DAHA FAZLA GÖSTER