Kaan

Kaan
@owhite
Amatör Şair Yazar
Ölümüne Kara Kartal
İstanbul
9 Kasım 2000
241 okur puanı
Kasım 2020 tarihinde katıldı
Biz misafiriz
Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki: Bu dünya imtihan yeridir. Gelip geçicidir. Tohum ekme yeridir. Hasat biçilmesi ahirettedir. Onun için (Dünya ahiretin tarlasıdır) buyuruluyor. Bu dünyada devamlı huzur, rahat arayan ahmaktır. Bu dünyada, Cenab-ı Hakkın ahirette vaad ettiklerini arayanlar, Allahü teâlânın Cennette vereceklerini isteyenler yanılırlar; çünkü Peygamber efendimiz, (Dünya, müminin zindanı, kâfirin Cennetidir) buyuruyor. Müminin zindanı demek, müminler dünyada sıkıntı çekecek demektir; çünkü hapishanede olan sıkıntı çeker. Sabredeceğiz, şükredeceğiz. Rabbimizin bizi af ve mağfiret edeceğini; merhametiyle, lütfu ile bize Cennetini ihsan edeceğini ümit ediyoruz, onu istiyoruz. Vereceğine de inanıyoruz, zerre kadar şüphemiz yoktur; çünkü Cenab-ı Hak, (Kulum beni nasıl zannederse, onu öyle karşılarım) buyuruyor. Cenneti istemeyenler, alay edenler de var. Onlar da öyle istiyor. Allahü teâlâ, istemeyene Cenneti veriri mi? Her işimiz, her yaptığımız, her hareketimiz imtihandır. İmtihanda duyulan heyecan, yaşarken duyulmazsa, emir ve yasaklara dikkat edilmezse, dine uymada gevşeklik olursa, diğer taraf sıkıntılı olur. İşte, imtihana çekileceğimizi unutmamalı, agâh yani uyanık olmalı, gafletten kurtulmalı. Mesela, helalinden kazanmak, helal lokma yemek, dinimize uygun olarak evlenmek, iş kurarken, iş bozarken, Rabbim bundan razı mı, değil mi diye düşünmek, hep agâh olmaktır. İnsan birinin evindeyken daima ev sahibiyle yaşar. Mesela, İmam-ı Rabbani hazretlerinin evinde olsaydık, o anda nasıl o mübarek zatı unuturuz ki? Bu mümkün mü? Her tarafta o mübarek zat var; çünkü onların evi. Orada oturuyor, orada konuşuyor. Yani onların evinde, onların yanında, başka bir şey akla gelmez ki. İnsan nasıl o mübarek zatın evinde olur da, kendisini meyhanede, kendisini sokakta
Din
Reklam
Hadisi şerif
(Ya hayır konuş, ya sus)
Din
Utanmayan her şeyi yapar
Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki: Âdem aleyhisselamdan, bizim Peygamberimize kadar, ne kadar peygamber geldiyse, her peygamber ümmetine şu nasihatte bulunmuştur: (Utanmazsan, her şeyi yaparsın.) Bu bir tehdittir. Onun için Peygamber efendimiz, (Hayâ imandandır) buyuruyor. Utanmak bir nimettir. Utanmayan her şeyi yapar. Onun için utanma duygusu çok lazım. Utanmak için de utananlarla birlikte olmak lazım. Utanmazlarla birlikte olan hayâsız olur; çünkü ahlak bulaşıcıdır. İyi ahlak gibi kötü ahlak da bulaşır. İyi ahlaklı olmak isteyen, iyi ahlaklılarla beraber olmalı. Himmet, bütün gayretin, bütün duanın, bütün düşüncenin, her şeyin aynı noktaya teksif edilmesi, yani aynı noktada birleşmesidir. Buna himmet derler. Eğer müminler bir noktaya, aynı noktaya teveccüh ederlerse, aynı noktaya kendi dikkatlerini, dualarını, her şeylerini birleştirirlerse, dağlar tepe takla olur. Yani hiçbir engel kalmaz. Her şey dümdüz olur. Mümin, müminlerin arkasından dua eder; münafık müminlerin arkasından gıybet eder. Müminle münafığın farkı budur. Hiçbir müminin, bir müminin arkasından, o duyduğu zaman üzüleceği bir şeyi söylememeli. Yoksa kul hakkına girer. Kul hakkı mutlaka helalleşmeye bağlıdır. Maddi kul hakkı varsa, varislerine veririz, varisleri yoksa hayır hasenat yapılır; ama eğer onu kıracak, onu üzecek, onu darıltacak, onun canını sıkacak laf ettiysek, o da duymuşsa, tek çare onunla helalleşmektir. Ya öldüyse, helalleşme imkanı da yoksa ne olacak? Peygamber efendimiz buyuruyor ki: (Allah’a ve ahiret gününe iman eden, ya hayır söylesin ya sussun. Allah’a ve ahiret gününe iman eden, komşusuna iyi davransın. Allah’a ve ahiret gününe iman eden, misafirine bol ikramda bulunsun.) Dediler ki, ya Resulullah bir kadın var. Gece gündüz ibadet yapıyor. Ama komşular illallah diyorlar
Din
Bakara sûresi 216
Savaş, hoşunuza gitmediği hâlde, size farz kılındı. Olur ki, bir şey sizin için hayırlı iken, siz onu hoş görmezsiniz. Yine olur ki, bir şey sizin için kötü iken, siz onu seversiniz. Allah bilir, siz bilmezsiniz.
Din
Bakara Suresi 215
Sana Allah yolunda ne harcayacaklarını soruyorlar. De ki: “Hayır olarak ne harcarsanız o, ana-baba, akraba, yetimler, fakirler ve yolda kalmışlar içindir. Hayır olarak ne yaparsanız, gerçekten Allah onu hakkıyla bilir.”
Din
Reklam