"Kitabını şimdi bitirdim, bana o kadar iyi geldi ki kalemine teşekkür ederim. Hani bazı kitaplar vardır ya, arkadaşın olur; tam da öyleydi. 'İyi ki bu kitabı almışım, iyi ki okumuşum,' dedim. 160 sayfasında sanki kendimi okudum; benim gibi düşünen insanların olduğunu, yalnız olmadığımı hissettim. Benim 'başucu kitabım' diyeceğim kitaplar bir elin beş parmağını geçmez. Seni tebrik ederim bana yeni bir başucu kitabı kazandırdığın için.
Can Onur, iyi ki varsın! Kalemin hiç susmasın. Daha çok senin güzel kaleminden okuyacağım kitabın var ve heyecanla yeni yazacağın kitapları da bekliyorum. Herkese tavsiye ederim. Ben, beni çok ihmal ettim..."
Kafamın İçi Kıyamet
İnsanlara verdiğimiz emekler boşa çıktığında, hatayı hep kendimizde ararız. Aslında hata, emeği boşa çıkarandadır. Verdiğimiz emekleri hiç edip, bizi üzenlerdedir. Üzülmesi gerekenler onlardır ama üzülen hep biz oluruz. Üzüldüğümüz yetmezmiş gibi kendimize, “Ben sevilmeyi hak ediyor muyum?” diye sorarız. Evet, sen sevilmeyi hak ediyorsun, ben sevilmeyi hak ediyorum...
En çok sen hak ediyorsun sevilmeyi. Defalarca kez haksızlığa uğramışsın ama yine de insanlara karşı umudunu yitirmemiş olan sen hak ediyorsun.
Kaçmayı öğrenmeliyiz; alışkanlık haline getirmeliyiz. Mesela şuursuzca sorun yaratan, bunu alışkanlık haline getirmiş insanlardan kaçmalıyız. “Kaçış kurtuluş değildir” derler. Belki de kaçış kurtuluştur... Sürekli üzen, aşağılayan, ağzından iyi kelime çıkmayan insanlardan kaçmak kurtuluş değil midir? Kurtuluştur... Kaç onlardan! Olur olmaz yerde seni küçük düşüren, kalbin yokmuş gibi davranan, ‘Sevilmeyi hak ediyor muyum?’ sorusunu sorduran herkesten kaç!
Kaç ve kurtul!
Sipariş vermek için; dr.com.tr/kitap/kafamin-i...