Öykü

Öykü
@oykusdff
Bazen her şeyden biraz olsun uzaklaşmak için kendi köşesine çekilmek isteyen bireyi çevremiz hoşgörüyle karşılar. Ancak bir partide tek başına olmaktan zevk aldığını söyleyene garip bir yaratıkmış gözüyle bakılır. Zamanının büyük bölümünü tek başına geçiren insanların toplumun terazisinde defolu bir maldan farkı yoktur. Toplumda yerleşmiş kanılar, tek başına olmayı istemenin bir tercih meselesi olabileceğini asla kabul etmez. Zira, tek başma kalmaya mecbur olanlar sadece 'hayatta kaybedenler'dir. "
Sayfa 31·Kitabı okudu
Psikoloji
Reklam
"Yalnızlık ve itilmişlik duygusunun ortaya çıkmasındaki göz ardı edilmemesi gereken diğer bir etken, toplumsal anlamda kabul görmenin bizim kültürümüzde son derece sarsılmaz bir önceliği oluşudur. Toplum tarafından kabul görmek endişelerimizi azaltır, prestijimizi belirler. Bu da demek oluyor ki her zaman aranan birisi olarak ve asla yalnız kalmayarak diğerlerine zaferimizi kanıtlamak durumundayız. Eğer toplumda seviliyorsak yani sosyalleşmede başarılı olmuşsak, yalnız kalacağımız zamanlar çok nadir olacak demektir. Başka seçeneğimiz yoktur çünkü cemiyet tarafından istenmeyen insan damgasını yemek yarışı baştan kaybetmekle eş anlamlıdır. "
Sayfa 30·Kitabı okudu
Psikoloji
"Birey iç dünyasında neler olduğunu tam olarak bilemediği zamanlarda çareyi etrafına bakınıp başka insanlarla bağlantı kurmakta arar. Bu öylesine sarsıcı bir dönemdir ki, birey şimdiye dek yol gösterici olduğuna inandığı şeylerin kendini yönlendirmesi veya öz güvenini tekrar kazanması söz konusu olunca hiç işe yaramadığına inanmaya başlar. Diğer insanlar onun için bir umuttur. O, bu insanların yol gösterebileceğini, en azından korkularında yalnız olmadığını kanıtlayacaklarını umar. Gördüğümüz gibi, yalnızlık ve boşluk aynı endişe halinin değişik iki aşamasıdırlar."
Sayfa 28·Kitabı okudu
Psikoloji
"Ortadan kalkması için bir şey yapılmadığı takdirde, bu ruhsal boşluk ve güçsüzlük bireye acı çektiren bir iç sıkıntısı halini alarak kronikleşecek ve esas tehlike insan doğasının en mükemmel nitelikleri birer birer yok olmaya başladığında varlığını kanıtlayacaktır. Önceden de değindiğimiz gibi, sonuçlar çok ürkütücüdür: Birey ruhsal açıdan ya tam bir çöküntüye girecek ya da yok etmeye programlanmış otoriter bir düzene teslim olacaktır."
Sayfa 27·Kitabı okudu
Psikoloji
Hafifledim
Bizim üzerinde durduğumuz boşluk hissi kaynağını bireyin yaşamıyla ilgili hiçbir şey yapamayacak kadar kendisini güçsüz bulmasından alır. Ruhsal boşluk dediğimiz şey bir birikimin sonucudur. Birey kendine karşı şartlanır; kendi geleceğini yönlendiremeyeceğine inanır öncelikle. Ne başkalarının davranışları, ne etrafındaki dünya ne de kendi hayatı kontrolü dahilindedir onun kafasında. Yani boşluk, bir anlamda, şartlanma birikimlerinden elimize kalandır. En sonunda isteklerinin ve arzularının önemi kalmaz ve her şeyden bir anda vazgeçer. Kayıtsızlık ve duygusuzluk aslında endişelere karşı oluşturulmuş bir savunma mekanizmasıdır. Eğer birey devamlı aşamayacağı problemlerle yüz yüze geliyorsa, deneyeceği son savunma metodu, yaklaştığını fark ettiğinde bile tehlikeyi umursamamak olacaktır.
Sayfa 26·Kitabı okudu
Psikoloji
Reklam