Aklıma Geldin Yine
Aklıma geldin yine  Koskoca uçsuz, bucaksız bu denizde  Kendimi ararken seni buldum
Gel-git
Nisera… Sana sesleniyorum ama bu artık bir çağrı değil bir duvarın taşlarına çarpıp geri dönen ince bir yankı. Sesim sende kırılıyor, bende büyüyor.
Reklam
Bazen, beni korkuttuğunda öyle geliyor ki, sanki onu oyuncak sanmışım da, sonra bana dişlerini gösterip zincirinden kurtulmaya çalışan bir buldog olduğunu fark etmişim. Bir buldogla ilgilendiğim gibi ilgileniyorum onunla galiba. Çok iyi yanları var. Ama beğenmediğim yanları da. Hep aklıma takılıyor bunlar. Küfrediyor, sigara ve içki içiyor, yumruk yumruğa dövüşüyor (kendisi söyledi; üstelik bundan hoşlanıyormuş). Bir erkekte, yani benim -Ruth sözün burasında sesini iyice düşürdü- kocam olmasını isteyeceğim bir erkekte bulunmaması gereken ne varsa, onda mevcut. Üstelik çok güçlü. Benim prensim uzun, ince ve esmer olmalı; zarif, büyüleyici bir prens. Hayır, Martin Eden'a âşık olmam gibi bir tehlike söz konusu değil. Çok kötü bir kader olurdu böylesi.
Sayfa 171 - İletişim yayınları·Kitabı okudu
Koşmuşum, düşmüşüm, kalkmışım Sevişmek, sevmekten gelir, inanmışım Elimden tuttuğunda öyle bi' güvenmişim ki Bize bi' şey olmaz sanmışım
Müzik
Kocam, her pazar erkenden çıkar, kardeşine gittiğini, bahçede yardım ettiğini söylerdi. Ben de fazla kurcalamazdım. Otuz beş yıllık evlilikte insan, bazı şeyleri sormamayı öğreniyor. Ama zamanla bir
Reklam
Reklam