Bazen, beni korkuttuğunda öyle geliyor ki, sanki onu oyuncak sanmışım da, sonra bana dişlerini gösterip zincirinden kurtulmaya çalışan bir buldog olduğunu fark etmişim. Bir buldogla ilgilendiğim gibi ilgileniyorum onunla galiba. Çok iyi yanları var. Ama beğenmediğim yanları da. Hep aklıma takılıyor bunlar. Küfrediyor, sigara ve içki içiyor, yumruk yumruğa dövüşüyor (kendisi söyledi; üstelik bundan hoşlanıyormuş). Bir erkekte, yani benim -Ruth sözün burasında sesini iyice düşürdü- kocam olmasını isteyeceğim bir erkekte bulunmaması gereken ne varsa, onda mevcut. Üstelik çok güçlü. Benim prensim uzun, ince ve esmer olmalı; zarif, büyüleyici bir prens. Hayır, Martin Eden'a âşık olmam gibi bir tehlike söz konusu değil. Çok kötü bir kader olurdu böylesi.