Bu çağın insanı artık gerçek olmaktan çok, kusursuz görünmeye çalışıyor. Herkes iyiymiş gibi, mutluymuş gibi, güçlüymüş gibi davranıyor. İçinde kırılmış bir çocuk taşıyıp dışarıya “mükemmel hayat” sunuyorlar. Samimiyetin yerini gösteriş, dürüstlüğün yerini ise rol yapabilmek aldı. Kimse yarasını göstermiyor çünkü bu çağ kusurları değil, sahte mükemmelliği alkışlıyor. Oysa insanı güzel yapan şey; hatalarıyla, kırgınlıklarıyla, gerçek hâliyle var olabilmesidir. Ama artık herkes aynı maskeyi takmış gibi... Gülüşler sahte, cümleler ezber, duygular eksik. Ve ne acı ki bu çağda gerçek kalabilen insanlar, sahte olanlardan daha fazla yoruluyor.