Zira kimse doğaya karşı muzaffer olamaz.İnanc dayaticilarinin istedigi de budur zaten:İnsanları mutsuz,suçlu ve değersiz hissettirmek ve böylece kontrol etmek!Dahası insan mutsuz hisseder çünkü bu içsel savaşı asla kazanamaz ve sürekli yenilgiye ugrar.
İç dünyaya dönüş değişimin başlangıcıdır.Lakayt insanlar değişimi umursamaz,o yüzden de içe dönmeyi düşünmez.Umursamaz insanı kadar yuzeyseldir ki iç dünyaya dönüş onun aklının ucundan bile geçmez.
Yani insan ne sadece madde ( beden ) ne de sadece ruhtur (bilinç ).Gerçek şu ki ,beden ve bilinç iki ayrı şey değildir -tek olan mutlak gerçeğin iki yüzüdür.Beden mutlak gerçeğin dış tezahürü,bilinç ise iç tezahürüdür.
Hatalarını kabul edemeyen ve kendisini affetmeyen insan başkalarının hatalarını da asla kabul edemez ve affedemez.Bu,bitmeyen acı ve ıstırapların yoludur.İnsanin acılarına son vermenin yolu mutlak kabulleniş ve affedişten geçer.