• Spoiler İçerir
    Merhabalar Cumhuriyet Dönemi Edebiyatımızın en iyi yazarlarından olan Reşat Nuri Güntekin’in Kan Davası eseri Anadolu yaşamlarını kaleme almıştır.Dili diğer eserleri gibi gayet başarılı ancak kurgusu biraz sıkıcı gelebilir.Konu olarak ise : Ömer’in isminde bir öğretmenin iki düşman köy arasında öğretmenliğini icra etmeye çalışırken yaşanan olaylar anlatılıyor.Aşağı Sazan ve Yukarı Sazan köyleri birbirine kan davalıdırlar.Bu iki köyünde sahiplenmediği bir grup çocuk vardır ve bunlar dağda eşkıyalık yapmaktadırlar.Öğretmen Ömer’de bu çocuklara yardımcı olarak eğitim vererek düzgün bireyler olması için çabalar anlatılıyor.Kitapta beğendiğim tek şey : yazım hatalarının ve noktalama işaretlerinin bolca bulunmasıydı.En beğendiğim özellik ise Öğretmenlerin çocuklara kol kanat gelmesiydi.
    Keyifli Okumalar Dilerim
  • "Hepimiz kendimizi sorduğumuz sorulara göre belirleriz. Tercihlerimiz sorularımızdan gelir... "Nasıl?" sorusunu soranlar gerçek hayatın gerçek uğraşlarını en iyi öğrenenlerdir. Bilimle, sanatla, dünyayı "Dünya" yapan her branşla ilgilenirler. Siyasetçiler buradan çıkar. Çünkü kendilerinden öncekilerin nasıl yaptıklarıyla ilgilenip meşgul olmuşlar ve akıllarına başka bir soruyu getirmemişlerdir...
    "Kim?" ya da "Ne?" ile başlayan sorular ise fail arayan, yaratıcı, yok edici kişi ya da olay araştıran insanların hayatlarını çizer. Alın yazısı varsa bunu bir de yazan vardır. Doğa varsa Tanrı vardır. Çocuk varsa anne ve baba vardır. Ve bu insanlar dinle ilgilenirler. "Nasıl?" diye soran ve dünya burjuvazisini oluşturanların aksine gerçek hayattaki işlerle ilgileri asgari düzeydedir. Çeşitli dinlere mensup olurlar. Ve sorularını kutsal kitaplarına yöneltirler. Burjuvaların hukuk kitaplarına yönelttikleri gibi... Ve en sonunda, sorularına "Neden?" sözcüğüyle başlayanlar gelir. Sonunda diyorum, çünkü aralarında kronolojik bir sıralama olduğu gerçektir. İnsan önce hayatta kalmış sonra inanmış ve en son reddetmiştir. "Neden?" sorusu ise ne hayatı, ne de yaratıcıyı merak eder. Merak ettiği tek konu kendisidir. Ve kendisiyle o kadar ilgilidir ki, soruyu soran kişi içinde iyiliğe yatkın birçok özellik barındırmasına, hiç tanımadığı bir insanın hayatını kurtarmak için kendisininkini tehlikeye atabilecek olmasına rağmen yakın çevresine, sırf "kendisi" olduğu için acı çektirecek kadar bencildir. Filozoftur. Düşünür. Nedenleri merak eder. Elinden geldiğince de erişir. Ama tek sorun, elindeki nedenlerle ne yapacağını bilememesidir.
    Nasıl'ı soran bildiklerini kullanarak hayatını kazanır. Kim'i soran tanrısını bulur ve tapar. Neden'i soran ise nedenleri bulur, onları da savunur ve unutur. Ve böyle gider. İsmi: insanoğlunun önlenemez değişimi. Varlığına farklı nedenler bulmaktır, insanı ilerleten. Ancak "Neden?" sorusunu soranlar içinde bir azınlık, buldukları ilk nedene takılıp kalır. Onda ısrar eder. Değiştiremez, unutamaz. Ve bütün insanlık ilerlerken o azınlığın mensupları sabit kalır. Ya yok olurlar ya da bütün dünyayı ve barındırdığı farklı nedenleri reddederek yaşarlar..."
  • Bilesin ki, zorunlu varlığın, ne şekilde olursa olsun ‘iki’ olması
    mümkün değildir. Bunun delili de şudur: Şayet başka bir zorunlu
    varlık daha düşünsek bunların birbirinden ayırt edilebilmesi gerekir ki, iki ayrı varlıktan söz edilebilsin.
    Ayırt edilmek ise ya özsel ya da ilintisel olabilir. Eğer ikisinin
    ayırt edilmesi, ilintisel bir sebepten ise, bu ilintisel sebep ya her
    ikisinde de bulunur ya da sadece birinde bulunur.
    Eğer birini diğerinden ayıran ‘ilintisel’ sebep her ikisinde de varsa,
    her ikisinin de ‘sebepli (ma'lul olması gerekir. Zira ‘ilintisel
    olan’, bir şeyin mahiyeti gerçekleştikten sonra ona ilinti olandır.
    Şayet ilintisel (özellik), varlığının gereği olarak kabul edilir ve sadece
    birinde olup diğerinde bulunmaz ise, o taktirde; ilintisel sebebi
    bulunmayan, zorunlu varlık olur, diğeri ise zorunlu varlık
    olamaz.
  • Ünlü selefi mutasavvıflardan Haris el- Muhasibi’nin “ Risaletü’l Müsterşidin” adıyla yazdığı eser Türkçeye “Hakikatı Arayanlara Kılavuz” başlığıyla M.Talha Odabaşı tarafından tercüme
    edilmiştir.E sere ayrıca Abdülfettah Ebu Gudde tarafından şerh
    yazılmıştır. Kitap 6 bölümden oluşmaktadır.Kitabın ihtiva ettiği konular:
    1. Bölüm
    1. Allah’ın seçtiği has kullar ve vasıfları
    2.Kur’an’a karşı sorumluluklarımız
    3.Niyet ve irade
    4.Takva
    5.Kişi başkalarının kusuru ile değil kendi ıslahı ile meşgul olmalıdır
    6.Allah’ın kulu hakkındaki muradına razı olmak
    7.Her zaman ve her yerde hakkı söyleyip hakk ile amel etmek
    2. Bölüm
    1.Kişi kimlerle beraber olmaya gayret etmelidir?
    2.Hakka boyun eğmek
    3.Sürekli Allah’ı zikretmek ve faydaları
    4.Din nasihattır
    5.Doğruluk üzere olmak ve boş işleri terk etmek
    6.Abdullah b. Abbas’ın tavsiyeleri
    7.Ebu Zer ( r.a ) in tavsiyeleri
    8.Cenabı Hakkı bilmek ve dünya
    9.Önemli tavsiyeler ve uyarılar
    3.Bölüm

    1.Hakkı belirlemekte problem yaşanırsa kitap ve sünnete başvurulur
    2.İnsanlar hakkı kabul edecek fıtratta yaratılmıştır
    3.Kesin bilgi olmadan amele kalkışmamak ve samimi bir şekilde Allah’a dua etmek
    4.Önemli tavsiyeler ve uyarılar
    5.Hak üzerinde sebat etmek mahlukatın sevgisini celbeder
    6.Kişiyi erdemli kılan en önemli özellik takvadır
    7.Akıl ve ilim

    4.Bölüm
    1.Marifet ehli büyüklerimizin belirlediği tasavvufun temel ilkeleri
    2.Sadık kulların özellikleri
    3.Sadıkların özelliklerine ulaşmanın yolları ve sayılan özelliklerin meyveleri
    4.Sadık insanların yoluna ve ahlakına tabi olmak
    5.Gereksiz boş işler , sebepleri ve kurtuluş yolları
    6.Kalbin fesada sürüklenmesi ve kurtuluş yolları
    7.Fuzuli işlere dalma isteği değişik şekillerde ortaya çıkar
    5.Bölüm

    1.Tevbe-i nasuh
    2.Tevbenin geçerli olma şartları
    3.Azaları korumak için pratik tavsiyeler
    4.Kurtuluş götüren en güvenli yol
    5.İşlenen günahlardan korkmak
    6.Zühd ve zühd anlayışını kazanma yolları
    6.Bölüm
    1.Muhasibinin ilmine ve tecrübelerine dayanarak işaret ettiği bazı hakikatlar
    2.Muhasibinin tavsiyeleri
    3.Makbul olan ilim ve amel
    4.Allahu Tealanın hayır murat ettiği kulların bağışları
    5.Temel erdemler
    dir. keyifli okumalar
  • ***
    İnsanı diğer canlılardan ayıran bir diğer özellik de bahane üretmesidir. Herkes, her şey için bahane üretebilir. Ve kimse bundan en ufak bir rahatsızlık duymaz.
  • İleride yapay zeka ve insanlığın birbirine bağlı olmadan var olamayacaklarını anlayacakları bu nedenle iki tarafın beraber yaşamaya dair ilkeleri içeren bir antlaşma imzalayacaklarını düşünüyorum.
    Çünkü ileride güç ve bilgi yapay zeka da, düşünce ve duygu insanda belirgin ve üstün özellik olarak görülecektir.
    İki tarafın uyum içinde yaşaması bu özelliklerini birbirine karşı kullanmamasıyla sağlanacaktır...