Günümüzde hemen hemen her tarihçi tarihe farklı perspektifle yaklaşıyor ve baktığı o çerçeveden tarihi yorumluyor.Peki hangi tarihçiye inanancağız, nasıl inanacağız? Aklıma hiçbir sözünde yalan, abartı, çarpıtma olmayan bir kitap geldi. Kitabın yazarı aslında bir ahlak kitabı yazmıştı ama içinde paha biçilmez değerde tarihi hakikatler de vardı. Amacı bize tarih anlatmak değil, tarihteki şahsiyetler ve olaylardan ders çıkarmamızı sağlamaktı. Ama heyecan verici olan:
“Anlatan, Anlattığı herşeyin şahidiydi”
O öyle bir tarihçiydi ki, anlattığı her şeyin bizzat şahidi olmuştu…
Ne kadar da muhteşem bir girizgah:)