Mutluluk gelsin de kapımızı çalsın diye dudaklarımızı kemirip tırnaklarımızı yiyerek beklemek aslında ne nafile değil mi? Kendi oluşturabileceğimiz onca "an" varken.
Yarasız bir hayat mı?
Yok öyle bir şey canım.
İlla ki yaralanıyorsun.
Da...
Yaralarına takılıp yolculuğunu unutursan, sorun orada.
Aslolan yolculuk çünkü.
Mutluluk bir hal değildir, mutluluk bir "karar"dır. Mutlu olmaya kararlı olursan, başına gelen her olayda bir mutluluk kaynağı bulursun. Buna karar ver. İyilere inan. Kardeşliğe inan. Güzel günlere inan. O zaman hepsi sana gelecektir.
Umut, enteresan bir şey aslında. "Hava" ya benziyor. Havayı görmeyiz, ama varlığından eminizdir ya. Umut da, aslında gözünle görmediğin bir şeye inanmak ama eğer inanırsan, umudun yolu seni "mucizelere" götürür.