Zülfü Livaneli'nin müziğini, kalemini ve düşünce yapısını oldukça beğenen biri olarak Huzursuzluk romanını maalesef beğenemedim. Kitaptaki kurgu çok basit ve yavandı kanaatimce, her şey rahatsızlık verecek seviyede bir rastlantısallık içerisinde ilerliyordu. Kurgu içerisinde ana karakterlerin hikayelerine tam olarak değinmeden Meleknaz adlı karaktere saplantılı bir biçimde takılı kalınması ve hikayenin onun etrafında dönmesi okuma isteğimi azalltı.
Ayrıca Huzursuzluk bana kalırsa özellikle Serenad ile benzer özellikler taşıyordu gerek İbrahim ve Maya karakterleri gerekse hikayelerin benzerliği açısından okurken tekrara düşülmüş olduğu hissine kapıldım.
Kitabın beğendiğim yanı ise kadın olmanın özellikle Şark'ta ne kadar zor bir şey olduğunu tekrar bana hatırlatması oldu. Ezidi kadınların ve genel anlamda mülteci kadınların yaşadığı şeylerin gerçekliği okurken dünyayı, ataerkil yapıyı ve yıllardır süre gelen Şark ahlakını yeniden sorgulamama neden oldu.
Bu sebepler nedeniyle kitabı pek beğenmedim ancak en fazla 4 saatte okunabilecek kısa bir kitap diyebilirim.